sûr
صور
Arapça kökenli "sûr" Osmanlıca sözlükte şu anlama gelir: Boru.
Anlam
- Boru.
- Kıyamette üflenecek boru.
Kıyâmet kopacağı zaman, dört büyük melekten biri olan İsrâfil aleyhisselâmın üfleyeceği, nasıl olduğu bilinmiyen boru.
sur
- (Tekili: Suret) Kıyamet günü İsrafil Aleyhisselâm'ın çalacağı boru. Buna Sur-u İsrafil de denir.
- Boynuzdan yapılan düdük.
Kale duvarı. Kıyamet günü İsrafil (a.s.)'in çalacağı boru.
sur
Bir şehri kuşatan yüksekçe kale duvarı. Yüksek duvar. Kale. Hisar.Kıyamet gününde Hz. İsrafil'in (a.s.) üfleyeceği emir borusu.
sur
Şenlik. Düğün. Ziyafet.şur
- Tuzlu, kekremsi.
- şamata, gürültü.
sur
Kale duvarı.Kıyamet borusu.
sur
Keş parçası.şûr
شور
- Heyecan, coşku.
- Tuzlu.
- Gürültü.
سور
- Düğün.
- Şenlik.
سور
Hisar.LUGGAT sözlüğü, Osmanlıca alanında otorite sahibi bir akademik ekip tarafından hazırlanmıştır. Hakkında