sûr

صور

Arapça kökenli "sûr" Osmanlıca sözlükte şu anlama gelir: Boru.

Anlam

  1. Boru.
  2. Kıyamette üflenecek boru.
Kıyâmet kopacağı zaman, dört büyük melekten biri olan İsrâfil aleyhisselâmın üfleyeceği, nasıl olduğu bilinmiyen boru.

sur

  1. (Tekili: Suret) Kıyamet günü İsrafil Aleyhisselâm'ın çalacağı boru. Buna Sur-u İsrafil de denir.
  2. Boynuzdan yapılan düdük.
Kale duvarı. Kıyamet günü İsrafil (a.s.)'in çalacağı boru.

sur

Bir şehri kuşatan yüksekçe kale duvarı. Yüksek duvar. Kale. Hisar.
Kıyamet gününde Hz. İsrafil'in (a.s.) üfleyeceği emir borusu.

sur

Şenlik. Düğün. Ziyafet.

şur

  1. Tuzlu, kekremsi.
  2. şamata, gürültü.

sur

Kale duvarı.
Kıyamet borusu.

sur

Keş parçası.

şûr

شور

  1. Heyecan, coşku.
  2. Tuzlu.
  3. Gürültü.

سور

  1. Düğün.
  2. Şenlik.

سور

Hisar.

LUGGAT sözlüğü, Osmanlıca alanında otorite sahibi bir akademik ekip tarafından hazırlanmıştır. Hakkında

İlgili kelimeler

LUGGAT Osmanlıca Türkçe Sözlük · Kelime dizini