nefs
نفس
Arapça kökenli "nefs" Osmanlıca sözlükte şu anlama gelir: Can.
Anlam
- Can.
- İnsanın kendisi, kişi, beden.
- Hakîkat, cevher, asıl, öz. İnsanda ve cinde şer, kötülük kuvveti. Şerîate yâni dîne uymayan isteklerin kaynağı. Buna nefs-i emmâre de denir.
- (Nefis) Can, kişi, kendi, öz varlık. Bir şeyin zatı olan, kendisi.
- Göz.
- Şehvet ve gadabın mebdei olan kuvve-i nefsaniye. Fıtri meyil, bedenin hissi istekleri.
- Ruh, hayat, asıl.
- Maya.
- Hamiyet.
İnsanı daima kötülüğe, hazır zevk ve isteklere sevk eden duygu.
nefş
- Açmak.
- Yapmak.
- Yün ve pamuk atmak.
- Davarların, geceleyin yayılıp çobansız otlaması.
- Üfürmek, üflemek.
- Can, kişi, kendi, özvarlık.
- Bir şeyin zatı olan kendisi.
- Gülme hususunda ifrata gitmek.
- Çok fazla gülmek.
Can, kendi, istek duygusu, nefis.
- Nefis, can.
- Kendi.
- İç.
Üfürmek, üflemek.
LUGGAT sözlüğü, Osmanlıca alanında otorite sahibi bir akademik ekip tarafından hazırlanmıştır. Hakkında