kâr

كار

Farsça kökenli "kâr" Osmanlıca sözlükte şu anlama gelir: İş. Güç. Amel. Fiil. Temettü'.

Anlam

  1. İş. Güç. Amel. Fiil. Temettü'.
  2. Kazanç.
(Kelimeye bir ek olup, isimleri sıfat yapar) Eden, edici, yapan mânâlarına gelir ve li, lı, cı, ci gibi eklerin de karşılığıdır. İtaat-kâr, hilekâr, isyan-kâr, hamur-kâr, kanaatkâr...gibi.

kar

  1. (Çoğulu: Kur-Kirân) Zift, kara boya.
  2. Deve. Dağ keçisi.
  3. Ses çıkmasın diye ayağın kenarıyla yürümek.
  4. Küçük tepe.
  5. Kara taşlı yer.
  6. Kara büyük taş.
"Yapan, eden" mânâsında son ek.

kar'

  1. Vurmak. Çakmak. Kapı çalmak.
  2. Savt. Avâz. Ses.
  3. Kabak.
  4. Gülsuyu kabı.
  5. Eti soyulmuş kemik.

kar'

  1. (Çoğulu: Ekrâ) Cem'etmek, toplamak.
  2. Okumak, kıraat.
İş.
  • Kâr etmek: İşlemek, tesir etmek.
Para kazancı.

LUGGAT sözlüğü, Osmanlıca alanında otorite sahibi bir akademik ekip tarafından hazırlanmıştır. Hakkında

İlgili kelimeler

LUGGAT Osmanlıca Türkçe Sözlük · Kelime dizini