haşr

حشر

Arapça kökenli "haşr" Osmanlıca sözlükte şu anlama gelir: Toplanma, bir araya gelme. Allahü teâlânın bütün insanları, melekleri, cinleri, şeytanları ve diğer hayvan ve kuşları, gökte, yerde, denizde ne kadar büyük ve küçük canlı var ise, hepsini kıyâmet kopmasından (dünyânın...

Anlam

Toplanma, bir araya gelme. Allahü teâlânın bütün insanları, melekleri, cinleri, şeytanları ve diğer hayvan ve kuşları, gökte, yerde, denizde ne kadar büyük ve küçük canlı var ise, hepsini kıyâmet kopmasından (dünyânın son bulmasından) sonra diriltip, dünyâda yaptıklarının hesâbını vermek üzere Arasâ

hasr

  1. Bir şeyin içine alma. Yalnız bir şeye mahsus kılma.
  2. Bir çember içine almak. Askerle etrafını kuşatmak.
  3. Sıkıştırma. Kısaltma.
  4. Okurken tutulup kalmak.
  5. Vakfetmek.
  6. Zaman ayırmak.
  1. (Haşir) Toplanmak, bir yere birikmek.
  2. Toplama, cem'etmek.
  3. Kıyametten sonra bütün insanların bir yere toplanmaları. Allahın, ölüleri diriltip mahşere çıkarması. Kıyamet.
  4. Bir tohumun içinden büyük ağaçlar çıktığı gibi, her bir insanın acb-üz zeneb denilen bir nevi çekir
İnsanların öldükten sonra tekrar diriltilip muhakeme için Allah'ın huzurunda toplanması.

hasr

  1. Sıkıştırma.
  2. Etrafını çevirme, mahsus kılma, tahsis etme.
  1. Toplama.
  2. Ölüleri diriltip mahşere çıkarma.
  3. Kur'ân'-ın 59. sûresi.

hasr

حصر

Tahsis etme, ayırma, vakfetme, adama.
  • Hasretmek: Adamak, ayırmak, tahsis etmek.

hasr

  1. Noksan olmak.
  2. Sermayesini zayi edip ziyân etmek.
Ölümden sonra dirilip toplanma.

hasr

Yalnız biri için ayırma.

hasr

Göz kapağında sivilce çıkmak.
Kıyamet, haşır.

hasr

حصر

Sınırlama.

hasr

حَصْرْ

Mahsûs kılma.

hasr

  1. Keşfetmek.
  2. Yorulmak.

hasr

Yöneltme, özgü kılma.
Dirilme.

hasr

  1. Böğür.
  2. Bel.

LUGGAT sözlüğü, Osmanlıca alanında otorite sahibi bir akademik ekip tarafından hazırlanmıştır. Hakkında

İlgili kelimeler

LUGGAT Osmanlıca Türkçe Sözlük · Kelime dizini