haşr
حشر
Arapça kökenli "haşr" Osmanlıca sözlükte şu anlama gelir: Toplanma, bir araya gelme. Allahü teâlânın bütün insanları, melekleri, cinleri, şeytanları ve diğer hayvan ve kuşları, gökte, yerde, denizde ne kadar büyük ve küçük canlı var ise, hepsini kıyâmet kopmasından (dünyânın...
Anlam
Toplanma, bir araya gelme. Allahü teâlânın bütün insanları, melekleri, cinleri, şeytanları ve diğer hayvan ve kuşları, gökte, yerde, denizde ne kadar büyük ve küçük canlı var ise, hepsini kıyâmet kopmasından (dünyânın son bulmasından) sonra diriltip, dünyâda yaptıklarının hesâbını vermek üzere Arasâ
hasr
- Bir şeyin içine alma. Yalnız bir şeye mahsus kılma.
- Bir çember içine almak. Askerle etrafını kuşatmak.
- Sıkıştırma. Kısaltma.
- Okurken tutulup kalmak.
- Vakfetmek.
- Zaman ayırmak.
- (Haşir) Toplanmak, bir yere birikmek.
- Toplama, cem'etmek.
- Kıyametten sonra bütün insanların bir yere toplanmaları. Allahın, ölüleri diriltip mahşere çıkarması. Kıyamet.
- Bir tohumun içinden büyük ağaçlar çıktığı gibi, her bir insanın acb-üz zeneb denilen bir nevi çekir
İnsanların öldükten sonra tekrar diriltilip muhakeme için Allah'ın huzurunda toplanması.
hasr
- Sıkıştırma.
- Etrafını çevirme, mahsus kılma, tahsis etme.
- Toplama.
- Ölüleri diriltip mahşere çıkarma.
- Kur'ân'-ın 59. sûresi.
hasr
حصر
Tahsis etme, ayırma, vakfetme, adama.- Hasretmek: Adamak, ayırmak, tahsis etmek.
hasr
- Noksan olmak.
- Sermayesini zayi edip ziyân etmek.
Ölümden sonra dirilip toplanma.
hasr
Yalnız biri için ayırma.hasr
Göz kapağında sivilce çıkmak.Kıyamet, haşır.
hasr
حصر
Sınırlama.hasr
حَصْرْ
Mahsûs kılma.hasr
- Keşfetmek.
- Yorulmak.
hasr
Yöneltme, özgü kılma.Dirilme.
hasr
- Böğür.
- Bel.
LUGGAT sözlüğü, Osmanlıca alanında otorite sahibi bir akademik ekip tarafından hazırlanmıştır. Hakkında