hâsir

خاسر

Arapça kökenli "hâsir" Osmanlıca sözlükte şu anlama gelir: Zarar eden, hüsrana uğrayan.

Anlam

Zarar eden, hüsrana uğrayan.

hâşir

  1. Haşreden, toplayan. Cem'eden.
  2. Hz. Peygamber'in (A.S.M.) bir ismi. Haşir meydanında bütün insanlar mübarek izlerinde haşr olup toplanacaklarından Delâil-i Hayrat'ta bu isimle mezkurdur.

haşir

İnsanın öldükten sonra âhirette diriltilerek tekrar Allah'ın huzurunda toplanması.

hasîr

  1. Feri gitmiş, donuklaşmış göz.
  2. Hasret çeken. Meramına nail olamayan.
  3. Yorulmuş.
  4. Açılmış.
  5. Zayıf.

hasîr

  1. Hüsranda olan. Sapıtan, dalâlete giden. Azgın.
  2. Eli boş. Müdafaasız. Çaresiz.
  1. Hasret çeken, meramına kavuşamayan.
  2. Zarar görmüş.
Hasarete uğrayan. Zarara, ziyana uğrayan.

hasîr

  1. Bir şey söyler veya okurken dili tutulan kimse. Kekeme insan.
  2. Hasır.

haşir

Ölümden sonra dirilip toplanma.

hâşir

Toplayan, bir araya getiren.
Zarara uğrayan, zarar eden.

hasîr

Zarara uğrayan.

hasır

(Hasr. dan) Muhâsara eden, etrafını çeviren, hasreden.

haşir

حَشِرْ

Ölüleri dirilterek toplama.

haşır

Toplayan, cem'eden, haşreden.

hâşir

Toplayan, haşreden.

hasîr

حصير

Hasır.

hasîr

Hasret çeken.

LUGGAT sözlüğü, Osmanlıca alanında otorite sahibi bir akademik ekip tarafından hazırlanmıştır. Hakkında

İlgili kelimeler

LUGGAT Osmanlıca Türkçe Sözlük · Kelime dizini