hâsir
خاسر
Arapça kökenli "hâsir" Osmanlıca sözlükte şu anlama gelir: Zarar eden, hüsrana uğrayan.
Anlam
Zarar eden, hüsrana uğrayan.
hâşir
- Haşreden, toplayan. Cem'eden.
- Hz. Peygamber'in (A.S.M.) bir ismi. Haşir meydanında bütün insanlar mübarek izlerinde haşr olup toplanacaklarından Delâil-i Hayrat'ta bu isimle mezkurdur.
haşir
İnsanın öldükten sonra âhirette diriltilerek tekrar Allah'ın huzurunda toplanması.hasîr
- Feri gitmiş, donuklaşmış göz.
- Hasret çeken. Meramına nail olamayan.
- Yorulmuş.
- Açılmış.
- Zayıf.
hasîr
- Hüsranda olan. Sapıtan, dalâlete giden. Azgın.
- Eli boş. Müdafaasız. Çaresiz.
- Hasret çeken, meramına kavuşamayan.
- Zarar görmüş.
Hasarete uğrayan. Zarara, ziyana uğrayan.
hasîr
- Bir şey söyler veya okurken dili tutulan kimse. Kekeme insan.
- Hasır.
haşir
Ölümden sonra dirilip toplanma.hâşir
Toplayan, bir araya getiren.Zarara uğrayan, zarar eden.
hasîr
Zarara uğrayan.hasır
(Hasr. dan) Muhâsara eden, etrafını çeviren, hasreden.haşir
حَشِرْ
Ölüleri dirilterek toplama.haşır
Toplayan, cem'eden, haşreden.hâşir
Toplayan, haşreden.hasîr
حصير
Hasır.hasîr
Hasret çeken.LUGGAT sözlüğü, Osmanlıca alanında otorite sahibi bir akademik ekip tarafından hazırlanmıştır. Hakkında