hak
حق
Farsça kökenli "hak" Osmanlıca sözlükte şu anlama gelir: Doğru.
Anlam
Doğru.
- Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından (güzel isimlerinden). Vâcib-ül-vücûd yâni varlığı lâzım olan, hiç yok olmayan, dâimâ var olan ve kendisinden başkası yaratmaya lâyık olmayan.
- İslâmiyet.
- Gerçek, doğru.
- Alacak.
- Pay, hisse.
- Hâtır, hürmet.
- İnsanı
hâk
Toprak. Turab. (Hâk ol ki, Hüdâ mertebeni eyleye âli.Tâc-ı ser-i âlemdir o kim hâkk-ı kademdir.)Herşeyi hakkıyla yaratan, varlığı hak olan ve her hakkın sahibi olan Allah.
Doğru olup bâtıl olmayan (Allah).
hâk
خاک
Toprak.- Hâk ile yeksân edilmek: Yerle bir edilmek.
- Hâk ile yeksân etmek: Yerle bir etmek.
- Hâk ile yeksân olmak: Yerle bir olmak.
Adalet, pay, doğruluk, emek, ücret, doğru.
- Tanrı.
- Doğru.
- Pay.
- Hak etmek: Kazanmak.
hâk
Doğru, gerçek.hâk
Vasat. Vasatî. Orta.hâk
Toprak.(Bak: Hakk)
LUGGAT sözlüğü, Osmanlıca alanında otorite sahibi bir akademik ekip tarafından hazırlanmıştır. Hakkında