fezâ
فضا
Farsça kökenli "fezâ" Osmanlıca sözlükte şu anlama gelir: Uzay; ucu bucağı bulunmayan boşluk, kâinatın sonsuz genişliği.
Anlam
Uzay; ucu bucağı bulunmayan boşluk, kâinatın sonsuz genişliği.
feza
(Efzâ) Artıran, ziyadeleştiren, çoğaltan (mânâlarına gelip, kelime sonlarına getirilerek birleşik kelime yapılır.) Meselâ: Can-feza : Can verici. Hayret-feza : Çok hayret verici. Ruh-feza : Ruh verici.feza
- Yıldızlar arasındaki geniş boşluk. Gökyüzü.
- Yer geniş olmak.
- Açık sahra.
- Saha.
- Yerde akan su.
fezâ'
Korkma, dayanamama, ümitsizlik.feza
Rahim içinden çıkan su.feza'
- Korku. Havf.
- Sığınma, dehalet.
- Uykuda şiddetli korku ile uyanmak.
feza
Artıran, çoğaltan.- Uzay.
- Geniş düzlük.
feza
Uzay.LUGGAT sözlüğü, Osmanlıca alanında otorite sahibi bir akademik ekip tarafından hazırlanmıştır. Hakkında