fezâ

فضا

Farsça kökenli "fezâ" Osmanlıca sözlükte şu anlama gelir: Uzay; ucu bucağı bulunmayan boşluk, kâinatın sonsuz genişliği.

Anlam

Uzay; ucu bucağı bulunmayan boşluk, kâinatın sonsuz genişliği.

feza

(Efzâ) Artıran, ziyadeleştiren, çoğaltan (mânâlarına gelip, kelime sonlarına getirilerek birleşik kelime yapılır.) Meselâ: Can-feza : Can verici. Hayret-feza : Çok hayret verici. Ruh-feza : Ruh verici.

feza

  1. Yıldızlar arasındaki geniş boşluk. Gökyüzü.
  2. Yer geniş olmak.
  3. Açık sahra.
  4. Saha.
  5. Yerde akan su.

fezâ'

Korkma, dayanamama, ümitsizlik.

feza

Rahim içinden çıkan su.

feza'

  1. Korku. Havf.
  2. Sığınma, dehalet.
  3. Uykuda şiddetli korku ile uyanmak.

feza

Artıran, çoğaltan.
  1. Uzay.
  2. Geniş düzlük.

feza

Uzay.

LUGGAT sözlüğü, Osmanlıca alanında otorite sahibi bir akademik ekip tarafından hazırlanmıştır. Hakkında

İlgili kelimeler

LUGGAT Osmanlıca Türkçe Sözlük · Kelime dizini