farz

فرض

Arapça kökenli "farz" Osmanlıca sözlükte şu anlama gelir: Tanrı emri.

Anlam

  1. Tanrı emri.
  2. Borç, ödev.
  3. Zorunlu.
  • Farz edilmek: Sayılmak, tutulmak, tasavvur edilmek.
  • Farz etmek: Saymak, tutmak, tasavvur etmek.
  • Farz olunmak:
    1. Ta
  1. Bir kimseyi bir vazifeye tayin etmek veya maaş bağlamak. Bir kimsenin kendi nefsine âid iken başkasına hibe ettiği muayyen bir şey. (Bunun zıddı "karz"dır.)
  2. Takdir veya beyan eylemek.
  3. Bir şeyi delmek, gedik açmak.
  4. Bir dâvaya mevzu ve rükün kılınan husus.
  5. Addet
  1. İslâmiyette mazeret olmadıkça yapılması mecburi olan, terkedilmesi günah sayılan Tanrı buyruğu.
  2. Zarurî, lüzumlu.
Allahü teâlânın Kur'ân-ı kerîmde yapılmasını açıkca bildirdiği emirler.
Her müslümanın şahsen yapmakla yükümlü bulunduğu ilâhî emir.
Zorunlu görev.
Var sayma.

LUGGAT sözlüğü, Osmanlıca alanında otorite sahibi bir akademik ekip tarafından hazırlanmıştır. Hakkında

İlgili kelimeler

LUGGAT Osmanlıca Türkçe Sözlük · Kelime dizini