celâl
جَلَالْ
Arapça kökenli "celâl" Osmanlıca sözlükte şu anlama gelir: Büyüklük, ululuk. Zü'l-celâl: Celâl sahibi Allah.
Anlam
Büyüklük, ululuk. Zü'l-celâl: Celâl sahibi Allah.
celal
- (Celâlet) Nihâyet derecede büyüklük. Azamet. Hiddetlilik, hışım.
- İlm-i Kelâm'da: Cenâb-ı Hakk'ın kahrının ve azametinin tecellisi, Cenâb-ı Hakk'ın nev'deki tecellisi. Cenâb-ı Hak, vahdaniyyetine delil olacak çok şeyler yarattığından veyâ ihâtadan âli ve celil olduğu veya hislerle idr
Allahü teâlânın kahr ve gazab sıfatlarından. Azamet, büyüklük, ululuk, hiçbir şeye muhtâç olmamak.
Sonsuz azamet ve kibriya, büyüklük ve ululuk.
Büyüklük ve kahır sâhibi olma.
Ululuk.
Haşmet, görkem, heybet.
LUGGAT sözlüğü, Osmanlıca alanında otorite sahibi bir akademik ekip tarafından hazırlanmıştır. Hakkında