206 bin kelime ile en kapsamlı Osmanlıca bilgi kaynağı


OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

SÖZLÜK İÇİN TIKLAYIN

Aşağıdaki alana
Osmanlıca veya Türkçe kelime giriniz

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip karşılığını bulmak istediğiniz "Türkçe" ya da "Osmanlıca" butonlarına tıklayın.




medar camedar
camedar
  1. Elbiseyi muhafaza eden kimse.
  2. Vestiyer.
devlet-medar
devlet-medar
Büyüklük merkezi olan (hükümdar)
ehl-i medaris
ehl-i medaris
Osmanlı döneminde dinî ilimlerin tahsil edildiği yüksek eğitim kurumlarına mensup olanlar.
hakikatmedar
hakikatmedar
Doğruluk sebebi.
hakikatmedar
hakîkatmedâr
Hakikatın kaynağı.
hikmetmedar
hikmetmedar
Hikmet kaynağı.
hikmet-medar
hikmet-medar
Hikmetli, hikmet dolu.
kutb-i medar
kutb-i medâr
Âlemin nizâmı ile alâkalanan, bolluk-kıtlık, sağlık-hastalık, barış-savaş, rızık, yağmur ve benzeri olaylarla vazîfeli kılınan büyük zât. Kutb-ül-aktâb, Kutb-ül-ebdâl da denir.
medar
medar
  1. Sebeb, vesile.
  2. Bir şeyin etrafında döneceği nokta. Bir şeyin devredeceği, üzerinde hareket edeceği yer.
  3. Gezegenlerin gezerken hareket noktalarının çizdiği dâire. (Dünya, güneş etrafında seyrederken medar-ı senevîsi bir dâireyi andırır.)
medar
medar
  1. Bir şeyin döneceği yer, etrafında hareket edilen nokta.
  2. Yörünge, gezegenin güneş etrafında dönerken çizdiği daire.
medar
medar
مدار
Sebep.
medar
medâr
Dayanak noktası, eksen.
medar
medâr
مَدَارْ
Sebeb.
medar
medâr
مَدَارْ
Yörünge.
medar
medâr
مدار
  1. Yörünge
  2. Dönence.
  3. Vesile, vasıta
  4. Yardımcı.
medar
medâr
Sebep, vesile, kaynak, yörünge.
medar olan
medar olan
Dayanak noktası olan, kaynak olan.
medar olma
medâr olma
Sebep ve kaynak olma.
medar olmak
medar olmak
Sebep olmak.
medare
medare
Kova gibi dikip su çekmekte kullanılan deri.
medar-ı acz
medar-ı acz
Acizlik, güçsüzlük sebebi, kaynağı.
medar-ı ahkam
medâr-ı ahkâm
Hükümlerin konmasına sebep olan, hükümleri getiren.
medar-ı arz
medâr-ı arz
Dünyanın yörüngesi, dünyanın güneş etrafında dolaşırken çizdiği daire.
medar-ı azamet ve kibriya
medar-ı azamet ve kibriyâ
Haşmet, yücelik ve büyüklük sebebi, kaynağı.
medar-ı azap
medar-ı azap
Azap sebebi, acı kaynağı.
medar-ı bahis
medâr-ı bahis
Üzerinde konuşulan.
medar-ı bahis
medâr-ı bahis
مَدَارِ بَحِثْ
Bahse sebeb.
medar-ı bahs
medâr-ı bahs
Bahis sebebi, söz konusu.
medar-ı bahsetmek
medâr-ı bahsetmek
Bahsetme sebebi.
medar-ı bereket
medâr-ı bereket
Bereket sebebi, vesilesi.
medar-ı bereket
medâr-ı bereket
مَدَارِ بَرَكَتْ
Bereket sebebi.
medar-ı bereket ve tebrik
medar-ı bereket ve tebrik
Bereket ve tebrik sebebi, vesilesi.
medar-ı beyan
medar-ı beyan
Açıklama konusu.
medar-ı dikkat
medar-ı dikkat
Dikkat edilmesi gereken yer.
medar-ı envar
medar-ı envâr
Nurlanma kaynağı.
medar-ı ezvak
medar-ı ezvak
Zevklerin, lezzetlerin kaynağı.
medar-ı fahir ve gurur
medar-ı fahir ve gurur
Gurur ve övünme sebebi.
medar-ı fahr
medar-ı fahr
İftihara sebeb olan. Övmeğe vesile.
medar-ı fahr
medâr-ı fahr
Övünç kaynağı.
medar-ı fahr
medâr-ı fahr
مَدَارِ فَخْرْ
Övünme sebebi.
medar-ı fahr-i cihan
medâr-ı fahr-i cihan
Bütün âlemin kendisiyle övündüğü Peygamberimiz (a.s.m.).
medar-ı faide
medar-ı faide
Faydaya sebep.
medar-ı fetva
medâr-ı fetvâ
Fetvâ kaynağı ve sebebi.
medar-ı feyiz ve terakki
medâr-ı feyiz ve terakki
Mânevi gıda, ilim ve yükselme kaynağı.
medar-ı feyz
medâr-ı feyz
مَدَارِ فَيْضْ
Ma'nevî zevk, bereket sebebi.
medar-ı füyuzat
medâr-ı füyuzat
Mânevî gıda, ilim ve nimetlerin kaynağı.
medar-ı gaflet
medâr-ı gaflet
Gaflete sebebiyet veren.
medar-ı gam
medar-ı gam
Keder, acı sebebi.
medar-ı gam
medâr-ı gam
مَدَارِ غَمْ
Gam sebebi.
medar-ı gam ve elem
medâr-ı gam ve elem
مَدَارِ غَمْ وَاَلَمْ
Gam ve acı sebebi.
medar-ı gayret
medar-ı gayret
Gayrete getiren sebep, vesile.
medar-ı gıybet
medâr-ı gıybet
Başkalarının arkasından hoşlanmayacağı şekilde konuşmaya, çekiştirmeye sebep olan.
medar-ı gurur
medar-ı gurur
Gurur sebebi.
medar-ı hamd
medar-ı hamd
Şükür sebebi.
medar-ı hamd
medâr-ı hamd
مَدَارِ حَمْدْ
Şükre sebeb.
medar-ı hamd ve şükür
medâr-ı hamd ve şükür
Şükür ve hamd kaynağı, sebebi.
medar-ı hareket
medâr-ı hareket
Hareket sahası, alanı.
medar-ı hayat
medâr-ı hayat
Hayat dayanağı, yaşamın dayanak noktası.
medar-ı hayret
medâr-ı hayret
Hayret sebebi.
medar-ı hayret ve takdir
medar-ı hayret ve takdir
Şaşkınlık ve övgü sebebi.
medar-ı hicap
medar-ı hicap
Utanma sebebi.
medar-ı hüsn-ü maişet
medar-ı hüsn-ü maişet
Güzel geçinme kaynağı.
medar-ı hüsn-ü maişet
medâr-ı hüsn-ü maîşet
مَدَارِ حُسْنُ مَع۪يشَتْ
Güzel geçim sebebi.
medar-ı hüsün ve cemal
medar-ı hüsün ve cemâl
Maddî ve manevî güzellik kaynağı.
medar-ı ibret
medar-ı ibret
İbret almağa yarıyan.
medar-ı ibret
medâr-ı ibret
İbret vesilesi.
medar-ı ibret
medâr-ı ibret
مَدَارِ عِبْرَتْ
İbret almaya sebeb.
medar-ı ibret ve dikkat
medâr-ı ibret ve dikkat
İbret ve dikkat sebebi, vesilesi.
medar-ı ibret ve hayret
medar-ı ibret ve hayret
Hayret ve ibrete sebep.
medar-ı ibret ve hayret ve şükran
medar-ı ibret ve hayret ve şükran
Teşekkür, hayret ve ibret sebebi.
medar-ı içtihad
medar-ı içtihad
İçtihad sebebi, dinde yeniliklere kapı açma sebebi.
medar-ı iftihar
medâr-ı iftihar
Övünme sebebi, övünme vesilesi.
medar-ı iftihar
medâr-ı iftihâr
مَدَارِ اِفْتِخَارْ
Övünme sebebi.
medar-ı ihtilaf
medar-ı ihtilâf
Anlaşmazlık, uyuşmazlık sebebi.
medar-ı iltibas
medar-ı iltibas
Karıştırma sebebi.
medar-ı iltibas
medâr-ı iltibâs
مَدَارِ اِلْتِبَاسْ
Birbirinden ayıramamaya sebeb.
medar-ı imtiyaz
medâr-ı imtiyaz
Üstünlük, ayrıcalık sebebi.
medar-ı imtiyaz
medâr-ı imtiyâz
مَدَارِ اِمْتِيَازْ
Ayrıcalıklı olma sebebi.
medar-ı inkar
medâr-ı inkâr
İnkâra sebep.
medar-ı inkişafat
medâr-ı inkişafât
Gelişme, yükselmeye sebep olan.
medar-ı intibah
medar-ı intibah
Uyanma sebebi.
medar-ı intibah
medâr-ı intibah
مَدَارِ اِنْتِبَاهْ
Uyanma sebebi.
medar-ı irtica
medar-ı irtica
Gericiliğin sebebi, kaynağı.
medar-ı istifade
medar-ı istifade
Faydalanma vesilesi.
medar-ı istihracat
medâr-ı istihracat
Bir şeyden bir mânâ çıkarma sebebi, kaynağı.
medar-ı istikamet
medar-ı istikamet
Doğruluk kaynağı.
medar-ı istimdat
medar-ı istimdat
Medet, yardım isteme kaynağı.
medar-ı istinad
medâr-ı istinad
Dayanak noktası.
medar-ı itham
medar-ı itham
Suçlama sebebi.
medar-ı itham
medâr-ı ithâm
مَدَارِ اِتْهَامْ
Suçlama sebebi.
medar-ı itiraz
medâr-ı itiraz
İtiraz sebebi.
medar-ı ittiham
medâr-ı ittiham
İtham etme, suçlama sebebi.
medar-ı kemal
medar-ı kemal
مَدَارِ كَمَالْ
Mükemmellik sebebi.
medar-ı kemal
medar-ı kemâl
مَدَارِ كَمَالْ
Mükemmellik sebebi.
medar-ı kemal
medar-ı kemâl
Mükemmellik sebebi.
medar-ı kemalat
medar-ı kemâlât
Mükemmellik sebebi, vesilesi.
medar-ı kıymet
medar-ı kıymet
Kıymet sebebi.
medar-ı kusur ve işkal
medar-ı kusur ve işkâl
Kusur ve zorlaştırma sebebi.
medar-ı kuvvet
medar-ı kuvvet
Kuvvet kaynağı.
medar-ı lezzet
medar-ı lezzet
Lezzet kaynağı.
medar-ı maişet
medar-ı maişet
Geçim vasıtası.
medar-ı maişet
medâr-ı maişet
Geçim kaynağı.
medar-ı maişet
medâr-ı maîşet
مَدَارِ مَع۪يشَتْ
Geçim sebebi.
medar-ı medih
medâr-ı medih
Övgü sebebi.
medar-ı mefharet
medâr-ı mefharet
İftihar vesilesi, övünç kaynağı.
medar-ı merak
medâr-ı merak
Merak kaynağı.
medar-ı mes'ul
medar-ı mes'ul
Sorumluluk sebebi.
medar-ı mesuliyet
medâr-ı mesuliyet
Bazı suçlardan sorumlu tutulma sebebi.
medar-ı mes'uliyet
medâr-ı mes'uliyet
Mesuliyet, sorumluluk sebebi.
medar-ı mes'uliyet
medâr-ı mes'ûliyet
مَدَارِ مَسْئُولِيَتْ
Sorumluluk sebebi.
medar-ı muhabbet
medar-ı muhabbet
Sevgi kaynağı.
medar-ı muhabere
medar-ı muhabere
Haberleşme vasıtası.
medar-ı müfaharet
medar-ı müfaharet
Karşılıklı övünç vesilesi, gurur sebebi.
medar-ı müheyyic
medâr-ı müheyyic
مَدَارِ مُهَيِّجْ
Heyecanlandıran sebeb.
medar-ı münakaşa
medâr-ı münakaşa
Münakaşaya sebep, gerekçe.
medar-ı nazar
medâr-ı nazar
Bakışları üzerinde toplayan; odak noktası.
medar-ı nazar
medâr-ı nazar
مَدَارِ نَظَرْ
Dikkatle bakmaya sebeb.
medar-ı nazar bir ferd
medâr-ı nazar bir ferd
Âyetin baktığı, gösterdiği bir ferd, bir birey.
medar-ı nazar-ı şeyh
medar-ı nazar-ı şeyh
Abdülkadir-i Geylânî'nin baktığı nokta.
medar-ı necat
medar-ı necat
Kurtuluş sebebi.
medar-ı necat
medâr-ı necât
مَدَارِ نَجَاتْ
Kurtuluş sebebi.
medar-ı niza
medâr-ı nizâ
Kavga, çekişme sebebi.
medar-ı nübüvvet
medar-ı nübüvvet
Peygamberliğin sebebi, dayanak noktası.
medar-ı özür
medar-ı özür
Mazeret sebebi.
medar-ı özür
medâr-ı özür
مَدَارِ عُذُرْ
Özür sebebi.
medar-ı rahat
medâr-ı rahat
Rahatlık sebebi.
medar-ı rahmet
medar-ı rahmet
Rahmet kaynağı.
medar-ı rekabet
medar-ı rekabet
Rekabete sebep olan şey.
medar-ı rıza
medar-ı rıza
Razı, memnun olma sebebi.
medar-ı rızık
medar-ı rızık
Rızkın sebebi.
medar-ı rububiyet
medâr-ı rububiyet
İlâhî rububiyetin cereyan ettiği yer.
medar-ı rüçhaniyet
medar-ı rüçhâniyet
Üstünlük sebebi.
medar-ı saadet
medar-ı saâdet
Mutluluk vesilesi, ferahlık sebebi.
medar-ı saadet-i dünyeviye
medar-ı saadet-i dünyeviye
Dünyadaki mutluluğun kaynağı, sebebi.
medar-ı senevi
medar-ı senevî
Dünya, güneş etrafında seyrederken çizdiği farazi dâire.
medar-ı senevi
medâr-ı senevî
Dünyanın güneş etrafında dönerken bir sene içinde çizdiği yörünge.
medar-ı senevi
medâr-ı senevî
مَدَارِ سَنَو۪ي
Senelik yörünge.
medar-ı sevab
medâr-ı sevab
Sevap kaynağı, sebebi.
medar-ı sevap
medar-ı sevap
Sevinç ve neşe vesilesi.
medar-ı sevap ve ikab
medar-ı sevap ve ikab
Sevap ve azap vesilesi.
medar-ı sıdk ve kizb
medar-ı sıdk ve kizb
Doğruluk ve yalana zemin oluşturacak şey.
medar-ı sıhhat
medar-ı sıhhat
Sağlıklı olmanın kaynağı.
medar-ı sohbet
medâr-ı sohbet
Sohbet sebebi, vesilesi.
medar-ı sohbet
medâr-ı sohbet
مَدَارِ صُحْبَتْ
Sohbet sebebi.
medar-ı sual
medâr-ı sual
Soru sebebi.
medar-ı sual ve cevap
medâr-ı sual ve cevap
Soruya ve cevaba kaynak, sebep.
medar-ı suç
medâr-ı suç
Suçlama sebebi.
medar-ı sürur
medar-ı sürur
Sevinç ve neşe vesilesi.
medar-ı sürur
medâr-ı sürûr
مَدَارِ سُرُورْ
Sevinç sebebi.
medar-ı sürur ve ferah
medâr-ı sürur ve ferah
Huzur ve sevinç kaynağı, sebebi.
medar-ı sürur ve saadet
medar-ı sürur ve saadet
Sevinç ve neşe kaynağı.
medar-ı şeamet
medar-ı şeâmet
Kötülük, uğursuzluk vesilesi.
medar-ı şeamet
medâr-ı şeâmet
مَدَارِ شَآمَتْ
Uğursuzluk sebebi.
medar-ı şefkat
medar-ı şefkat
Şefkat sebebi.
medar-ı şekavet ve hasaret ve elem
medar-ı şekavet ve hasâret ve elem
Her türlü belâ ve sıkıntının, hüsrana uğramanın ve elemin kaynağı.
medar-ı şems ve kamer
medar-ı şems ve kamer
Güneşin ve ayın yörüngesi.
medar-ı şeref
medâr-ı şeref
Şeref vesilesi, şeref kazandıran sebep.
medar-ı şeref
medâr-ı şeref
مَدَارِ شَرَفْ
Şeref sebebi.
medar-ı şükran
medâr-ı şükran
Şükür vesilesi, sebebi.
medar-ı şükran
medâr-ı şükrân
مَدَارِ شُكْرَانْ
Şükre sebeb.
medar-ı şükür
medar-ı şükür
Şükür vesilesi.
medar-ı şükür
medâr-ı şükür
مَدَارِ شُكُرْ
Şükre sebeb.
medar-ı şüphe
medâr-ı şüphe
Şüphe sebebi.
medar-ı taaccüp
medar-ı taaccüp
Şaşkınlık sebebi, şaşkınlığa sebep olan nokta.
medar-ı taayyüş
medar-ı taayyüş
Geçim kaynağı.
medar-ı taayyüş
medar-ı taayyüş
Maişet tedarikine sebeb olan, geçim vesilesi.
medar-ı taayyüş
medâr-ı taayyüş
مَدَارِ تَعَيُّشْ
Geçinme sebebi.
medar-ı tahakkuk
medar-ı tahakkuk
Gerçekleşme sebebi.
medar-ı tahakküm
medar-ı tahakküm
Baskı, zorbalık sebebi.
medar-ı tebrik
medar-ı tebrik
Tebrik sebebi.
medar-ı tedkik
medâr-ı tedkik
Araştırmayı, incelemeyi gerektiren sebep.
medar-ı teessüf
medâr-ı teessüf
Üzüntü veren, üzüntü kaynağı.
medar-ı teklif
medâr-ı teklif
Görev ve sorumluluk sebebi.
medar-ı teklif
medâr-ı teklîf
مَدَارِ تَكْلِيفْ
Yükümlülük sebebi.
medar-ı tenasüp
medâr-ı tenasüp
Uygunluk sebebi, kaynağı.
medar-ı tenevvür
medar-ı tenevvür
Aydınlanma sebebi.
medar-ı tenevvür
medâr-ı tenevvür
مَدَارِ تَنَوُّرْ
Nûrlanma sebebi.
medar-ı tenkit
medâr-ı tenkit
Tenkite sebep olan.
medar-ı tercih
medar-ı tercih
Tercih sebebi.
medar-ı teselli
medâr-ı teselli
مَدَارِ تَسَلّ۪ي
Teselliye sebeb.
medar-ı teselli
medâr-ı tesellî
Teselli kaynağı, teselli noktası.
medar-ı teşvik
medâr-ı teşvik
Şevklendirme sebebi, teşvik nedeni.
medar-ı tevafuk
medâr-ı tevafuk
Uyumluluk kaynağı.
medar-ı teveccüh
medâr-ı teveccüh
مَدَارِ تَوَجُّهْ
Yönelme sebebi.
medar-ı ticaret
medar-ı ticaret
Ticaret kaynağı.
medar-ı zarar
medâr-ı zarar
Zarar sebebi.
medar-ı zevk
medar-ı zevk
Zevk sebebi, kaynağı.
medar-ı zuhur
medar-ı zuhur
Görünme sebebi.
medar-ı zuhur
medâr-ı zuhûr
مَدَارِ ظُهُورْ
Meydana çıkma sebebi.
medaric
medaric
  1. (Tekili: Medrec ve Medrece) Merdivenler.
  2. Meslekler, yollar.
medaric
medâric
مدارج
Merdivenler.
medarik
medârik
Tedârik edilen, toplanan bilgiler.
medaris
medaris
Medreseler. Ders okunan yerler. Talebe-i ulumun ikametgâhları. Din, imân, ahlâk dersi ve fenni ilim okutulan ve aynı zamanda talebenin ikamet ettiği mektebler.
medaris
medâris
Medreseler, okullar; Osmanlı döneminde dinî eğitim veren yüksek öğretim kurumları.
medaris
medâris
مدارس
Medreseler.
medaris
medâris
Medreseler.
medaris-i diniye
medâris-i diniye
Dinî medreseler, okullar.
medarlar
medarlar
Yirmi Dokuzuncu Söz'de bulunan bölümler; haşir ile ilgili deliller.
medar-ül ayn
medar-ül ayn
Göz çukuru.
mektub-u sadakat-medar
mektub-u sadâkat-medâr
Sadâkate, bağlılığa kaynak olan mektup.
melaik-i medaris
melâik-i medâris
Medreselerin melekleri, yüksek dinî eğitim kurumlarındaki meleklere benzeyen talebeler.
sadakatmedar
sadâkatmedâr
Sadakat vesilesi, bağlılık sebebi.
tevhid-i medaris
tevhid-i medâris
Medreselerin, okulların birleştirilmesi; Osmanlı döneminde dinî ilimlerin tahsil edildiği eğitim kurumlarının bir araya getirilmesi.
ulum-u medaris
ulûm-u medaris
Medreselerin ilimleri; Osmanlı döneminde dinî ilimlerin tahsil edildiği yüksek eğitim kurumlarında ders verilen ilimler.
vesmedar
vesmedâr
  1. Dağlanmış, damgalı.
  2. Rastıklı.


Sözlüğümüzü sürekli geliştiriyoruz.
Yeniliklerden haberdar olmak ister misiniz?