206 bin kelime ile en kapsamlı Osmanlıca bilgi kaynağı


OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

SÖZLÜK İÇİN TIKLAYIN

Luggat Facebook Like Luggat Twitter Takip

Aşağıdaki alana
Osmanlıca veya Türkçe kelime giriniz

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip karşılığını bulmak istediğiniz "Türkçe" ya da "Osmanlıca" butonlarına tıklayın.




ism agrandisman
agrandisman
Büyütme (Fotoğrafçılıkta kullanılır.)
alam-ı cismani
âlâm-ı cismanî
Vücutların acı çekmesi.
alat-ı cismaniyye
âlât-ı cismaniyye
Maddî âletler.
alem-i cismani
âlem-i cismanî
Maddî âlem.
alem-i cismaniyat
âlem-i cismâniyât
Cismânî varlıkların bulunduğu âlem, varlıklar dünyası.
alem-i cismaniyye
âlem-i cismaniyye
Maddî âlem, kâinat, dünya.
avalim-i ulviye ve ruhiye ve cismaniye
avâlim-i ulviye ve ruhiye ve cismâniye
Yüce âlemler, ruh âlemleri, cismânî âlemler.
ayine-i ism-i hayy
âyine-i ism-i hayy
Allah'ın, gerçek hayat sahibi olan ve her canlıya hayat veren isminin aynası, yansıdığı yer.
beni ismail
benî ismail
İsmailoğulları.
bismark
bismark
(Bak: Prens Bismark)
bismark
bismark
Ünlü bir devlet adamı.
bismihi
bismihi
  1. Onun adı ile, onun namına.
  2. Allah'ın adıyla.
bismil
bismil
Boğazlanmış, kesilmiş.
bismil-gah
bismil-gâh
Hayvan kesilen yer, salhâne.
bismillah
bismillah
Allah namına, Allah için, Allah'ın adı ve izni ile.
bismillah
bismillah
بسم اللّٰه
Allah'ın ismiyle.
bismillah
bismillah
Allahın adıyla.
bismillah
bismillâh
بِسْمِ اللّٰهْ
Allahın ismiyle.
bismillah
bismillâh
Allah'ın adıyla.
bismillahi'l-fettah
bismillâhi'l-fettâh
Allah'ın Fettâh ismiyle.
bismillahirrahman
bismillâhirrahmân
Rahmân olan Allah'ın adıyla.
bismillahirrahmanirrahim
bismillâhirrahmânirrahîm
Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla.
bismil-şüde
bismil-şüde
Boğazlanmış, kesilmiş.
cehennem-i cismani
cehennem-i cismanî
Cismen, bedenen yaşanacak olan cehennem azabı.
cism
cism
Cisim.
cism
cism
جسم
  1. Cisim, madde.
  2. Vücut, beden.
cism
cism
  1. Boşlukta yer kaplayan şekil almış veya başka bir şekle giren madde.
  2. Beden, vücûd.
cism ü can
cism ü cân
Beden ve ruh.
cismani
cismanî
  1. (Cismaniye) Bedene mensub, vücutla alâkalı.
  2. Mânevi ve ruhani karşılığı. Maddi ve cisimli olmak.
cismani
cismanî
Cisimle ilgili.
cismani
cismânî
جسمانى
  1. Cisim ile ilgili.
  2. Bedensel.
cismani
cismânî
Maddi vücuda sahip.
cismani
cismânî
جِسْمَان۪ي
Cisme âit.
cismani alem
cismânî âlem
Beden dünyası.
cismani kur'an-ı kebir
cismânî kur'ân-ı kebîr
Maddî yapı kazanmış büyük Kur'ân, kâinat kitabı.
cismaniyat
cismaniyat
Maddî varlıklar.
cismaniye-i nebatiye
cismaniye-i nebatiye
Bitkisel olan cismî yapı, cisimsel bünye.
cismaniyet
cismaniyet
Cismânilik. Maddi beden sahibi olmak hâli.
cismaniyet
cismaniyet
Cisim olma hâli.
cismaniyet
cismâniyet
Bedenle, maddî vücutla ilgili oluş.
cismen
cismen
Beden olarak.
cismen
cismen
جِسْمًا
Cisimce.
cismen
cismen
Cisim itibariyle, cisim olarak. Vücutça, bedence.
cismen
cismen
Cisimce.
cismen
cismen
جسما
Bedenen.
cism-i arz
cism-i arz
Dünyaya ait cisim, beden.
cism-i arzi
cism-i arzî
Dünyaya ait cisim, beden.
cism-i beşeri
cism-i beşerî
İnsan cismi, bedeni.
cism-i devlet
cism-i devlet
Devletin cismi, bedeni.
cism-i has
cism-i has
Özel cisim, özel bünye, beden.
cism-i hayvani
cism-i hayvanî
Canlı bedeni.
cism-i insan
cism-i insan
İnsan bedeni.
cism-i insani
cism-i insanî
İnsan bedeni.
cism-i insani ve hayvani
cism-i insanî ve hayvanî
İnsan ve hayvan bedeni.
cism-i maddi
cism-i maddî
Maddî cisim, beden.
cism-i muhammedi
cism-i muhammedî
Peygamberimiz Hz. Muhammed'in pâk ve temiz cismi, bedeni.
cism-i muhkem
cism-i muhkem
Sağlam cisim, yapı.
cism-i mübarek
cism-i mübarek
Peygamberimizin mübarek cismi, bedeni.
cism-i müebbed-i müşeyyed
cism-i müebbed-i müşeyyed
Ebedleştirilmiş, sonsuzlaştırılmış sağlam cisim.
cism-i natık
cism-i nâtık
Söz söyleyen cisim. Konuşan cisim. İnsan.
cism-i nizar
cism-i nizâr
Zayıf vücud.
cism-i nurani
cism-i nuranî
Nuranî cisim sahibi.
cism-i sanevberi
cism-i sanevberî
Çam kozalağı şeklinde olan cisim; kalb.
cism-i velayet
cism-i velâyet
Velîlik bedeni, cismi.
cism-i vücud
cism-i vücud
Vücut cismi, şekli.
cism-i zihayat
cism-i zîhayat
Canlı bedeni.
cism-i zihayat
cism-i zîhayât
جِسْمِ ذِي حَيَاتْ
Hayat sahibi cisim.
cismiyet
cismiyet
Cisim olma; Allah'ı cisimleştirme, şekil verme.
cismiyet
cismiyet
Cisimlik.
cümle-i ismiye
cümle-i ismiye
İsimle başlayan arabça cümle. İsim cümlesi.
cümle-i ismiye
cümle-i ismiye
İsim cümlesi.
cümle-i ismiyye
cümle-i ismiyye
İsim cümlesi.
dağdağa-i hayat-ı cismaniye
dağdağa-i hayat-ı cismaniye
Maddî hayatın sıkıntıları.
daire-i ismet
daire-i ismet
Masumluk dairesi.
furkan-ı cismani
furkan-ı cismânî
Cisim haline gelmiş, hakkı batıldan ayıran Kur'ân gibi Allah'ı tanıttıran kâinat kitabı.
hakikat-i cismaniye
hakikat-i cismaniye
Gerçek cisim özelliği.
harim-i ismet
harîm-i ismet
Namus ocağı, mukaddes ocak. Kudsi âile yuvası.
harim-i ismet
harîm-i ismet
حریم عصمت
Kutsal saha.
haşr-ı cismani
haşr-ı cismânî
Âhirette tekrar bedenlerin ve vücudların dirilişi.
haşr-i cismani
haşr-i cismanî
Cisimle, cesedle dirilme. Bedenlerin ve vücudların haşri.
haşr-i cismani
haşr-i cismânî
İnsanların öldükten sonra âhirette bedenle birlikte yeniden diriltilip Allah'ın huzurunda toplanması.
haşr-i cismani
haşr-i cismânî
حَشْرِ جِسْمَان۪ي
Ölüleri cisimleriyle dirilterek toplama.
haşrin cismaniyeti
haşrin cismaniyeti
İnsanların öldükten sonra tekrar diriltilip Allah‘ın huzurunda toplanmasının hem beden, hem de ruh itibariyle olması.
hatt-ı mismari
hatt-ı mismarî
Çivi yazısı.
hayat-ı cismaniye
hayat-ı cismâniye
Maddî, bedene ait hayat.
hetk-i hicab-ı ismet
hetk-i hicab-ı ismet
Namus perdesini yırtma.
iksir-i ism-i azam
iksir-i ism-i âzam
Cenab-ı Hakkın binbir isminden en büyük ve mânâca diğer isimleri kuşatmış olan isminin güçlü tesiri.
ism
ism
  1. (İsim) Ad, nâm.
  2. Ist: Bilinen veya bilinmeyen, hissedilen veya hissedilmeyen herhangi bir şeyi birbirinden ayırmak, tanımak veyahut zihne getirmek için kullanılan söz veya lâfız.
  3. Man: Tam mânalı ve hem mevzu, hem mahmul olabilen lâfızdır.
ism
ism
Günah, suç, cürüm.
ism
ism
Varlıklara ad olan kelime.
ism
ism
اسم
Ad.
ism
ism
Günah, suç.
isma
isma
  1. Yükseltmek.
  2. İsim koymak.
isma
ismâ
İşittirme, sesini duyurma.
isma'
isma'
İşittirmek, sesini duyurmak, bir sözü istenilen yere ulaştırmak.
ismah
ismah
  1. Cömert ve eli açık olma.
  2. İtâatli ve bağlı etme.
ismail
ismail
Peygamberlerdendir. İbrahim'in (A.S.) oğludur. Küçükken İbrahim'e (A.S.), oğlunu Allah için kurban etmesi emredildi. Halilullah olan İbrahim, İsmail'i (A.S.) kurban etmek isterken Cenab-ı Hak koç gönderdi. Mu'cize zâhir oldu. Bıçak İsmail'i kesmedi, yerine koç kurban edildi. Resul-i Ekrem'in (A.S.M.) de ceddi olan İbrahim ve İsmail (A.S.)lar Kâbe'yi yeniden inşâ ettiler. (Bak: Kâbe, İbrahim (A.S.))
ismail aleyhisselam
ismâil aleyhisselâm
Yemen'den gelip Mekke ve civârına yerleşen Cürhüm kabîlesine gönderilen peygamber. Kur'ân-ı kerîmde ismi geçen peygamberlerden. Peygamber efendimizin dedelerindendir. Cürhüm kabîlesine peygamber olarak gönderildi. İbrâhim aleyhisselâmın oğludur. Anne si Hacer Hâtun'dur.
ismail-i feyz-i hürmet
ismail-i feyz-i hürmet
İsmail (a.s.).
ismailiyye
ismâiliyye
Sapık fırkalardan biri. Bâtıniyye de denir. Peygamber efendimizin torunlarından büyük âlim İmâm-ı Câfer-i Sâdık'ın vefâtından sonra, büyük oğlu İsmâil müslümanların imâmıdır ve ondan sonra çocuklarıdır dedikleri için İsmâiliyye denilmiştir.
ismam
ismam
Sona erdirme, bitirme, tamamlama.
ismar
ismar
Mıhlama, çivileme.
ismar
ismar
(Semere. den) Meyve ve semere vermek, fayda vermek.
ismar
ismar
Meyve verme, netice verme.
ismar
ismar
Meyve verme.
ismar eden
ismar eden
Meyve veren.
ismat
ismat
  1. Susturma, sükut ettirme.
  2. Men'etmek.
  3. Tecvidde : Harfi söylerken lisana ağır geldiğinden, kendilerinden yalnız aslı rübâî olanlar ile, hümasi olanların terkibi men' edilmişti. İsmât sıfatının harfleri; izlâk sıfatının harfleri olan on altı harf ile harf-i meddin maadası olan on dokuz harfdir.
ismen
ismen
Sadece isimle, gerçekten olmayan.
ismen
ismen
İnce isim olarak.
ismet
ismet
Günahsızlık.
ismet
ismet
  1. Peygamberlerin sıfatlarından biri. Peygamberlerin, peygamber oldukları bildirilmeden önce ve sonra; küçük olsun, büyük olsun bilerek veya bilmeyerek günah işlemekten korunmuş olmaları.
  2. Günahlardan sakınma, kötü ve çirkin şeylerden uzak durma.
ismet
ismet
عِصْمَتْ
Günahsızlık, masumluk.
ismet
ismet
  1. Günahsızlık, mâsumluk. Günahlardan kaçınmak melekesine sâhib olmak. Suçsuzluk.
  2. Peygamberlik vasıflarından birisidir. Peygamberler (A.S.), hiç bir zaman gizli, âşikâr herhangi bir ma'siyete yaklaşmazlar; bütün kusur ve hatâlardan ve şâibelerden müberrâdırlar.
ismet
ismet
Masumluk, temizlik.
ismet
ismet
عصمت
  1. Masumluk.
  2. Haramdan kaçınma.
ismet-i beşer
ismet-i beşer
İnsanlığın masumluğu, suçsuzluğu.
ismetli
ismetli
Günahsız, masum.
ismetlü
ismetlü
Tar: Derece bakımından yüksek kimselere, sultan ve şehzâdelerin hanımlarıyla kızlarına verilen bir ünvan idi.
ismetmeab
ismetmeâb
İsmetlü. Günahsız. Haramdan ve nâmusa dokunur hâllerden çekinen.
ismetpenah
ismetpenah
İsmetlü, ismetmeâb.
ismetsiz
ismetsiz
Masum olmayan.
ismi
ismî
  1. (İsmiyye) İsme mensub, isimle alâkalı. İsmen olup aslen olmayan, varlığı isimden ibâret olan. İsim cinsinden.
  2. Arabçadan iki isimden, yani; müsned ile müsned-i ileyhten mürekkep cümle.
ism-i adl
ism-i adl
Allah'ın sonsuz adalet sahibi olduğunu bildiren ismi.
ism-i adl ve hakem
ism-i adl ve hakem
Allah'ın haklıyı haksızdan ayırıp her hakkı yerine getirdiğini ve herbir şey hakkında adaletle küllî hüküm verdiğini bildiren isimleri.
ismi ahir
ismi âhir
Allah'ın her şeyin sonunu ezelî ilmiyle belirleyen ve her şeyden sonra yalnız Kendisi bâkî olduğunu ifade eden ismi.
ism-i ahir
ism-i âhir
Allah'ın her herşeyin sonunu hayırlı ve verimli sonuçlarla donattığını ifade eden ismi.
ism-i ahmedi
ism-i ahmedî
Peygamber Efendimizin (a.s.m.) bir ismi.
ism-i allah
ism-i allah
Allah'ın ismi.
ism-i azam
ism-i âzam
Cenâb-ı Hakkın bin bir isminden en büyük ve mânâca diğer isimleri kuşatmış olanı.
ism-i azam
ism-i âzam
Allah Teâlâ'nın en büyük adı.
ism-i a'zam
ism-i a'zam
اِسْمِ اَعْظَمْ
Allahın en büyük ismi.
ism-i a'zam
ism-i a'zam
En büyük isim. Allahü teâlânın bütün sıfatlarını kendinde toplayan ism-i şerîfi. Hadîs-i şerîfte İsm-i A'zamın Bekara ve Âl-i İmrân sûrelerinde olduğu bildirilmiştir. Bâzı âlimler, İsm-i A'zamın "Allahu lâ ilâhe illâ huvel hayy-ul-kayyûm" bâzıları "Lâ ilâhe illâ ente sübhâneke innî küntü minezzâlimîn", bâzıları "Yâ ze'l-Celâli ve'l-ikrâm", bâzıları, sâdece "Allah" ism-i şerîfi olduğunu bildirmişlerdir.
ism-i a'zam
ism-i a'zam
Allah'ın (C.C.) Kur'ân ve Hadis-i Şeriflerde zikredilen yüz isminin mânâca en câmi' olanıdır. İsm-i A'zam, diğer isimlerin de mânâlarını içinde toplar. Her ism-i İlâhiyenin de, her mahlukun da bir a'zamlık mertebesi vardır.
ism-i batın
ism-i bâtın
Allah'ın, bütün varlıkların iç yüzünü ve özellikle canlıların içlerini mükemmel bir fabrikanın harika makineleri gibi yaratıp işlettiğini gösteren ismi.
ism-i bedi
ism-i bedi
Allah'ın varlıkları eşsiz ve benzersiz olarak yarattığını ifade eden ismi.
ism-i bedi'
ism-i bedî'
Allah'ın varlıkları eşsiz ve benzersiz olarak yoktan var eden ismi.
ism-i bedi' ve hakim
ism-i bedî' ve hakîm
Allah'ın örneksiz olarak, eşsiz bir şekilde yaratan, ismi ile her işini hikmetle yapan mânâsındaki ismi.
ism-i cami'
ism-i câmi'
Bütün isimlerin mânâlarını içinde toplayan isim.
ism-i camid
ism-i camid
Katı, donuk isim.
ism-i celal
ism-i celâl
"Allah" ismi.
ism-i celal
ism-i celâl
Allah ism-i şerîfi.
ism-i celal
ism-i celâl
اِسْمِ جَلَالْ
Allah ism-i şerîfi.
ism-i celil
ism-i celîl
Haşmet, heybet ve görkem sahibinin ismi.
ism-i cemal
ism-i cemâl
Güzelliği ifade eden isim, Cemal ismi.
ism-i cemil
ism-i cemîl
Allah'ın bütün güzelliklerin kaynağı ve sonsuz güzellik sahibi olduğunu ifade eden ismi.
ism-i cins
ism-i cins
Gr: Cins isim. Bir cinsten, bir nev'den olan şeylerin hepsine verilen bir ad. Vilâyet, karpuz, kedi gibi.
ism-i evvel
ism-i evvel
Allah'ın her şeyin aslını ve başlangıcını ezelî ilmiyle tespit eden ve Kendisinden önce hiçbir şeyin olmadığını ifade eden ismi.
ism-i fail
ism-i fail
İş yapan kimse.
ism-i fail
ism-i fâil
Gr. masdarın ifade ettiği iş, oluş veya durumu yapan, yahut taşıyan şahsı bildiren kelimedir, meselâ; kâtip.
ism-i fail
ism-i fâil
Gr: Kendisinden fiil, iş çıkan kimsenin sıfatı. Fâil, hâdim, kâtib gibi.
ism-i fail sigası
ism-i fail sigası
Özne kalıbı, kipi.
ism-i ferd
ism-i ferd
Allah'ın tek, eşi ve benzeri bulunmayan ve birliği herbir varlıkta görüldüğünü ifade eden ismi.
ism-i hafiz
ism-i hafîz
Herşeyi koruyan, bütün özellikleriyle kaydedip muhafaza eden anlamına gelen Allah'ın bir ismi.
ism-i hak
ism-i hak
Allah'ın varlığının hak olup her hakkın sahibi olduğunu bildiren ismi.
ism-i hakem
ism-i hakem
Allah'ın haklıyı haksızdan ayırdığını, her hakkı yerine getirdiğini ve hüküm sahibi olduğunu ifade eden ismi.
ism-i hakem nüktesi
ism-i hakem nüktesi
Hakem isminin ince mânâsı; Otuzuncu Lem'a'nın Üçüncü Nüktesi.
ism-i hakem ve hakim
ism-i hakem ve hakîm
Varlıklar hakkında küllî hüküm veren ve o hükme göre sebepleri ve eşyayı hikmetle sevk eden Allah'ın ismi.
ism-i hakim
ism-i hakîm
Her şeyi hikmetle, belirli gayelere yönelik olarak, mânâlı, faydalı ve tam yerli yerinde yaratan mânâsında Allah'ın Hakîm ismi.
ism-i hakim
ism-i hakîm
اِسْمِ حَكِيمْ
Her işi hikmetli olan(Allah)ın ismi.
ism-i halık
ism-i hâlık
Herşeyi var eden yaratıcı mânâsında Allah'ın ismi.
ism-i has
ism-i has
Has ve hususî isim.
ism-i has
ism-i hâs
Özel isim.
ism-i hass
ism-i hâss
Gr: Yalnız bir kimse, bir hayvan veya bir şeye hâs olan isim. Hz. Muhammed (A.S.M.), Medine-i Münevvere gibi.
ism-i hayy
ism-i hayy
Allah'ın gerçek hayat sahibi olduğunu ve her canlıya hayat verdiğini bildiren ismi.
ism-i hayy ve kayyum
ism-i hayy ve kayyûm
Gerçek hayat sahibi olan, her canlıya hayat veren, her şeyi Kendi varlığıyla ayakta tutan ve varlıklarını devam ettiren Allah'ın ismi.
ism-i hilafet
ism-i hilâfet
Hâlifelik ismi.
ism-i ilahi
ism-i ilâhî
Allah'ın ismi.
ism-i işaret
ism-i işaret
Gr: Kendisiyle muayyen bir şeye işaret olunan kelime. "Bu, şu o" gibi.
ism-i kadir
ism-i kadîr
Allah'ın sonsuz güç ve kuvvet sahibi olduğunu bildiren ismi.
ism-i kadir
ism-i kadîr
اِسْمِ قَدِيرْ
Nihâyetsiz kudret sâhibi (Allah)'ın ismi.
ism-i kayyum
ism-i kayyûm
Allah'ın herşeyi Kendi varlığıyla ayakta tuttuğunu ifade eden ismi.
ism-i kuddus
ism-i kuddûs
Allah'ın her türlü kusur ve çirkinlikten yüce olduğunu ve her işinde sınırsız bir temizlik görüldüğünü ifade eden ismi.
ism-i külli
ism-i küllî
Büyük ve kapsamlı isim.
ism-i mef'ul
ism-i mef'ul
Gr. bir iş, oluş ve hareketin kendisine yapıldığı veya tesir ettiği şeyi gösteren kelimedir, meselâ.
ism-i mef'ul
ism-i mef'ul
Gr: Fâilin fiili kendi üzerine geçen kelime. Mektub, mazlum, mağdur gibi.
ism-i mensub
ism-i mensub
Gr: Kelimenin sonuna Türkçede "Li", Arabça ve Farsçada kelime sessiz harfle bitiyorsa, bir "î", sesli harfle bitiyorsa; yerine göre sesli harf atılarak veya atılmayarak "î" veya "vî" harfi getirilerek yapılan, nereli ve nereye mensub olduğunu ifade eden isimdir. İstanbullu, İstanbulî; Mekkeli, Mekkî; Konyalı, Konevî; Bağdatlı, Bağdadî... gibi.)
ism-i merre
ism-i merre
Def'a, kerre gibi bir hareketin bir defa olduğunu bildiren fiil'den yapılan isim. (Darbe: Bir defa vuruş. Lem'a: Bir parlayış gibi.)
ism-i meşrutiyet
ism-i meşrutiyet
Meşrutiyet ismi.
ism-i mevsule
ism-i mevsule
O şey ki, o kimse ki, mânâlarının yerine kullanılan, "Mâ, Men, Ellezi" gibi kelimelerdir. İki kelimeyi veya mânâyı birbirine birleştiren, mânâsı kendinden sonra gelen bir cümle ile tamamlanın bir kelimedir.
ism-i muhyi
ism-i muhyî
Allah'ın bütün canlılara hayat verdiğini ifade eden ismi.
ism-i mukaddes
ism-i mukaddes
Kutsal isim (kutsal olan "şeriat" ismi).
ism-i mübarek
ism-i mübarek
Mübarek, hayırlı isim.
ism-i nebevi
ism-i nebevî
Hz. Muhammed'in (a.s.m.) ismi.
ism-i nur
ism-i nur
Bütün varlığı aydınlatan, bütün nurlar kendi nurunun zayıf bir gölgesi olan ve her çeşit nuru yaratan anlamına gelen Allah'ın Nur ismi.
ism-i nurani
ism-i nurânî
  1. Nurlu isim.
  2. Allah'ın Nûr ismi.
ism-i rab
ism-i rab
"Rab" ismi.
ism-i rahim
ism-i rahîm
Allah'ın herbir varlığa merhamet ve şefkati olduğunu bildiren ismi.
ism-i rahim ve rezzak
ism-i rahîm ve rezzâk
Allah'ın sonsuz şefkat ve merhamet sahibi olduğunu ve bütün canlıların rızıklarını verdiğini ifade eden Rahîm ve Rezzak isimleri.
ism-i rahman
ism-i rahmân
Allah'ın sonsuz rahmet ve merhamet sahibi olduğunu ifade eden ismi.
ism-i şeriat
ism-i şeriat
Şeriat ismi; İslâmiyet adı.
ism-i şerif
ism-i şerif
Mübârek ve şerefli isim.
ism-i tafdil
ism-i tafdil
"En üstün, daha üstün, daha iyi" gibi karşılaştırma ve üstünlük ifâde eden sözler.
ism-i tafdil
ism-i tafdil
Renge, şekil ve vasfa dâir (ef'al) vezninde olan mutlak ve uzuv noksanlığına delâlet etmemek üzere mukâyeseli üstünlük ifâde eden sıfatlardır. Daha büyük, en büyük, daha küçük, en küçük, en güzel, daha güzel gibi mânâlara gelir. (Kebir kelimesinin ism-i tafdili: Ekber; sağir kelimesinin ism-i tafdili: Asgar; sa'b kelimesinin de Es'ab'dır.)
ism-i tasgir
ism-i tasgir
Küçültme ismi. Küçüklük veya azlığa delâlet eden isimdir. Arapçada ekseri (Fueyl) veya (Fuayil) vezninde, Türkçede kelime sonuna cik, cık, cağız, ceğiz gibi ekler getirerek yapılır. Abd: Kul, Ubeyd: Kulcağız, kulcuk gibi.
ism-i umumi
ism-i umumî
Genel isim.
ismi ve sıfati
ismî ve sıfatî
İsme ve sıfata ait.
ism-i vedud
ism-i vedûd
Allah'ın kullarını çok seven ve şefkat eden, Kendisine çok sevgi beslenildiğini bildiren ismi.
ism-i zahir
ism-i zâhir
Allah'ın varlığının eserleriyle ve delilleriyle âşikâr ve görünür olduğunu ifade eden ismi.
ism-i zahiri
ism-i zahiri
Açık, görünen isim.
ismiazam
ismiâzam
En büyük ilâhî isim.
ismid
ismid
  1. Sürme taşı.
  2. Cenab-ı Peygamber'in kullandığı ve tavsiye ettiği bir cins kırmızı sürme.
ismifail
ismifâil
Kimin iş yaptığını bildiren isim, özne.
ismirar
ismirar
(Semrâ. dan) Esmerleşme, kara olma, kararma.
ismiyyet
ismiyyet
İsim olma hâli, isimlilik.
ismullah
ismullah
"Allah" lâfzı.
ismullah
ismullah
Allah adı.
istismar
istismar
  1. Menfaatine âlet etmek. İşletmek.
  2. Kıymetlendirmek. Sömürmek.
istismar
istismar
Sömürü, sömürme.
istismar
istismâr
Menfaatine alet etme.
ka'be-i ismet
ka'be-i ismet
Masumluk Kâbesi (Efendimiz (a.s.m.) masumiyeti itibariyle Kâbe'ye benzetilmiştir.).
lezaiz-i cismaniye
lezâiz-i cismaniye
Vücudun hissettiği zevk ve lezzetler.
lisan-ı ismet
lisan-ı ismet
Günahsızlık dili.
lisme
lisme
Azarlamak, paylamak.
ma'na-yı ismi
ma'nâ-yı ismi
مَعْنَايِ اِسْمِي
Kendisini gösteren ve kendisine delil olan ma'na.
ma'na-yı ismi
ma'nâ-yı ismî
مَعْنَايِ اِسْم۪ي
Kendisini gösteren ve kendisine delil olan ma'na.
mana-yı ismi
mânâ-yı ismî
Bir şeyin sahibine değil de, bizzat kendisine bakan ve kendisini tanıtan mânâsı.
mana-yı ismi
mânâ-yı ismî
İsme dair mânâ. Bir şeyin sadece kendisini bilip tanımak. Bir şey başka şeyleri tanıttığı, bildirdiği veya sevdirdiği için olan mânâya da mânâ-yı harfî denir. Bir ağacı gölgesinden, zahirî görünüşünden, bize verdiği meyvesinden dolayı alâka gösterir ve seversek mânâ-yı ismî ile seviyoruz demektir. Ağacı görmek ve tanımakla ve meyvelerini almakla Rahmet-i İlâhiyeyi tanıyor, Cenab-ı Hakk'a sevgi ve şükrümüzü arttırıyor ve O'nun emri dairesinde ağaca Rabbimizin iltifatı, rahmeti olarak alâka gösteriyor isek; bu mânâya da mânâ-yı harfî deniyor.
mavera-yı haşr-ı cismani
mâverâ-yı haşr-ı cismânî
Maddî bedenle âhiret âleminde yeniden diriltilme arka tarafı, arka plânı.
mertebe-i ismet
mertebe-i ismet
Günahsızlık, masumluk mertebesi.
mertebe-i ismet
mertebe-i ismet
مَرْتَبَۀِ عِصْمَتْ
Günahsızlık, masumluk mertebesi.
mevcudat-ı cismaniye
mevcudat-ı cismaniye
Maddî vücudu olan varlıklar.
mevcudat-ı cismaniye
mevcûdât-ı cismâniye
مَوْجُودَاتِ جِسْمَانِيَه
Cisim sahibi varlıklar.
misma'
misma'
  1. (Çoğulu: Mesâmi') (Sem'den) Kulak.
  2. Hastanın iç organlarını dinlemeğe yarıyan âlet.
mismak
mismak
Çadırı yükseğe kaldıracak ağaç.
mismar
mismar
Ensiz çivi, mıh. Demir kazık.
mismar
mismar
Çivi.
mismar
mismar
Çivi.
mismar-ı ahenin
mismar-ı âhenin
Demir kazık.
mismas
mismas
Karıştırmak.
mismas
mismâs
(Bak: MESMESE)
mismaz
mismaz
Deyyus kimse.
mukteza-yı ism-i hakim
mukteza-yı ism-i hakîm
Allah'ın herşeyi hikmetle yaptığını bildiren isminin gereği.
mübalağalı ism-i fail
mübalağalı ism-i fâil
Gr: ( : fa'âl) ve ( : faul) gibi bazı kalıplara giren kelimelere denir. Bu vezinden gelen kelimeler "mübalağa" ifade ederler. "En, pek, çok" mânasına gelirler.
nefs u cism
nefs u cism
Kişinin kendisi ve cismi.
nefs-i cismani
nefs-i cismanî
Cisimleşmiş nefis, beden.
nefs-i cismani
nefs-i cismânî
نَفْسِ جِسْمَانِي
Cismin kendisi, beden.
nimbismil
nimbismil
İyice boğazlanmayıp yarı kesilmiş olan.
nur ism-i azimi
nur ism-i azîmi
Bütün varlığı aydınlatan, bütün nurlar kendi nurunun zayıf bir gölgesi olan ve her çeşit nuru yaratan anlamında Allah'ın büyük ismi.
nur ism-i celili
nur ism-i celîli
Bütün varlığı aydınlatan, bütün nurlar kendi nurunun zayıf bir gölgesi olan ve her çeşit nuru yaratan anlamında Allah'ın yüce ismi.
pirahen-i ismet
pirahen-i ismet
Namus perdesi.
prens bismark
prens bismark
(1815 - 1898) Meşhur Alman siyasilerinden ve Alman birliği için çalışanlardan birisidir. İslamiyeti ve Hz. Peygamber'i (A.S.M.) medh ü sena ederek hayranlığını bildiren bir mütefekkirdir.
rism
rism
  1. Kırmak.
  2. Bulaştırmak.
risman
risman
İp, halat.
risman-baz
risman-bâz
  1. İp oynayan.
  2. Mc: Cambaz.
saadet-i cismaniye
saadet-i cismaniye
Maddî mutluluk, bedenle alınan mutluluk.
sismoğraf
sismoğraf
Zelzelenin yerini, saatini, yön ve hızını kaydeden âlet.
suret-i cismaniye
suret-i cismâniye
Cisme ait şekil; bedenî görünüş.
şaheser-i ismet ve istikamet
şaheser-i ismet ve istikamet
Masumluk ve doğruluk şaheseri.
tamam-ı ismet
tamam-ı ismet
Hata ve günahlardan tamamıyla uzak.
tecelli-i ism-i azam
tecellî-i ism-i âzam
Allah'ın en büyük isminin yansıması.
tefavüt-ü cismi
tefâvüt-ü cismî
Görünüşteki farklılık.
visme
visme
  1. Bir boya otu.
  2. Çivit yaprağı.
vücud-u cismani
vücud-u cismanî
Maddî vücut, beden.
zat-ı cismaniye
zât-ı cismaniye
Cisimden ibaret varlık, zât.
zeval-i ismet
zevâl-i ismet
Gühasızlığın sona ermesi.
zeval-i ismet
zevâl-i ismet
زَوَالِ عِصْمَتْ
Günahsızlığın, ma'sumluğun son bulması.


Sözlüğümüzü sürekli geliştiriyoruz.
Yeniliklerden haberdar olmak ister misiniz?