206 bin kelime ile en kapsamlı Osmanlıca bilgi kaynağı


OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

SÖZLÜK İÇİN TIKLAYIN

Aşağıdaki alana
Osmanlıca veya Türkçe kelime giriniz

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip karşılığını bulmak istediğiniz "Türkçe" ya da "Osmanlıca" butonlarına tıklayın.




amed amed
amed
  1. Sütunlar.
  2. Birşeye devam üzere olma.
  3. Mülâzemet etme.
amed
amed
Gerekir, gelir.
amed
âmed
آمد
Gelme, geliş.
amed
âmed
(Mâzi fiili olup mastar gibi kullanılır). Gelmek, geliş, vürud eyleme.
amed ü reft
âmed ü reft
Geliş-gidiş.
amed ü şüd
âmed ü şüd
Varıp gelme. Gidiş geliş; geldi gitti.
amede
âmede
Gelmiş. Vürud eylemiş.
amede-gu
âmede-gû
Hazırcevap. Düşünmeden hemen güzel söz söyleyen kimse.
amedi
amedî
Gelme, geliş.
amedi
âmedî
Geliş.
amediye
âmediye
Gümrük vergisi.
amedşüd
âmedşüd
آمدشد
Geliş gidiş.
amedüreft
âmedüreft
آمدورفت
Geliş gidiş.
amedüşüd
âmedüşüd
آمدوشد
Geliş gidiş.
an mim amed
an mim amed
Tar: İslâmiyeti ve Türkçeyi öğretmek maksadıyla, devşirilerek toplanan ve Türk köylülerine satılan acemi oğlanlardan, müddetini tamamlayarak Rumeli Ağasının tezkeresiyle ulüfeye yazılanların kayıtlarına verilen işaret.
ayine-i ehad ve samed
âyine-i ehad ve samed
Tek ve hiçbir şeye muhtaç olmayan Allah'a ayna olan.
ayine-i samed
âyine-i samed
Samed aynası; Kendisinin hiçbir şeye ihtiyacı olmayıp herşeyin Kendisine muhtaç olduğu Cenâb-ı Hakkın tecellî ettiği ayna.
ayine-i samedani
âyine-i samedânî
Herşeyin kendisine muhtaç olduğu halde, hiçbir şeye muhtaç olmayan Allah'ın isim ve sıfatlarını yansıtan ayna.
ayine-i samedaniye
âyine-i samedâniye
Hiçbir şeye muhtaç olmayan ve herşeyin Kendisine muhtaç olduğu Allah'ın eserlerini gösteren ayna.
ayine-i samediyet
âyine-i samediyet
Herşey Kendisine muhtaç olduğu halde Kendisi hiçbir şeye muhtaç olmayan Allah'ın tecellîlerini gösteren ayna.
bargah-ı samediyet
bârgâh-ı samediyet
Herşey Kendisine muhtaç olduğu halde Kendisi hiçbir şeye muhtaç olmayan Allah'ın huzuru, yüce katı.
behem-ber-ameden
behem-ber-âmeden
  1. Toplanmak, cem olmak, birikme.
  2. Mc: Kızmak, sinirlenmek, asabileşmek, müteessir olmak. ("Behemâmeden" de denir.)
camedan
câmedân
جامه دان
Gardrop.
camedar
camedar
  1. Elbiseyi muhafaza eden kimse.
  2. Vestiyer.
cilve-i samediyet
cilve-i samediyet
Herşey Kendisine muhtaç olduğu halde Kendisi hiçbir şeye muhtaç olmayan Allah'ın isim ve sıfatlarının varlıklar üzerindeki yansımasının görünümü.
damed
damed
Hışım etmek, öfkelenmek, hiddetlenmek, kızmak.
deramed
derâmed
در آمد
Kazanç, gelir.
der-amed
der-amed
Gelir.
dergah-ı samedaniye
dergâh-ı samedâniye
Herşey Kendisine muhtaç olduğu halde Kendisi hiçbir şeye muhtaç olmayan Allah'ın yüce katı.
ebu firas el-hamedani
ebû firâs el-hamedânî
Meşhur Arap şâirlerindendir. 932 yılında Musul'da doğdu. Hamedan devleti hükümdarı Seyfü'd-Devle'nin himâyesinde yetişti. Arap milletinin asâleti ve Seyfü'd-Devle'yi öven çok sayıda kaside ve mersiye yazdı. 968 tarihinde öldü.
ehad-i samed
ehad-i samed
اَحَدِ صَمَدْ
Her şey kendisine muhtaç olduğu halde, hiç bir şeye muhtaç olmayan, tek olan (Allah).
eser-i samedani
eser-i samedânî
Samed olan Allah'ın eseri.
es-samed
es-samed
(Bak. SAMED)
fail-i ferd-i samed
fâil-i ferd-i samed
Kendisinin hiçbir şeye muhtaç olmadığı fakat her şeyin Kendisine muhtaç olduğu ve her şeyi tek başına yapan Allah.
ferd-i samed
ferd-i samed
Bir ve tek olan ve Kendisi hiçbir şeye muhtaç olmayan, ama herşey Ona muhtaç olan Allah.
hatem-i samediyet
hâtem-i samediyet
Allah'ın hiçbir şeye muhtaç olmayıp herşeyin Kendisine muhtaç olmasını gösteren damga.
havl ve kuvvet-i samedani
havl ve kuvvet-i samedanî
Kendisi hiçbir şeye muhtaç olmayan, ama herşey Kendisine muhtaç olan Allah'ın güç ve kuvveti.
hikmet-i samedaniye
hikmet-i samedâniye
Herşey Ona muhtaç olduğu halde Kendisi hiçbir şeye muhtaç olmayan Allah'ın kâinatta gözettiği gaye ve fayda.
hikmet-i samedaniye
hikmet-i samedâniye
Samed olan Allah'ın hikmeti.
hoşamed
hoşâmed
Hoş geldi.
hoşamed gu
hoşâmed gû
Hoş geldin, diye söyleyen.
hoşamedgu
hoşâmedgû
خوش آمد گو
Hoşgeldiniz diyen.
hoşamedi
hoşâmedî
Hoşgeldin.
hoşamedi
hoşâmedî
Hoş geldin demek, hoş geldine gitmek.
hoşamedi
hoşâmedî
Hoş geldin deme.
hoşamedi etme
hoşâmedî etme
Karşılama, hoş geldin deme.
hüsameddin
hüsameddin
Dinin keskin kılıcı.
inayet-i samedani
inâyet-i samedânî
Kendisi hiçbir şeye muhtaç olmadığı halde herşeyin Kendisine muhtaç olduğu Allah'ın yardımı.
iş'ar-ı samedani
iş'âr-ı samedânî
Her şeyin Kendisine muhtaç olduğu, fakat Kendisi hiçbirşeye muhtaç olmayan Cenâb-ı Hakkın bildirmesi.
kalem-i kudret-i samedaniye
kalem-i kudret-i samedâniye
Kendisi hiçbir şeye muhtaç olmayıp herşeyin Kendisine muhtaç olduğu Allah'ın kudret kalemi.
kamed
kamed
Binanın temeli.
kitab-ı hikmet-i samedaniye
kitab-ı hikmet-i samedâniye
Kendisi hiçbir şeye muhtaç olmayan ancak herşey Kendisine muhtaç olan Allah'ın hikmetlerle dolu kitabı, İlâhî amaç ve hikmetleri gösteren kitap.
kitab-ı samedani
kitab-ı samedânî
Herşey Kendisine muhtaç olduğu halde, Kendisi hiçbir şeye muhtaç olmayan Allah'ın bir yazı gibi yarattığı kitap.
kudret-i ehad-i samed
kudret-i ehad-i samed
Bir ve tek olan ve hiçbir şeye muhtaç olmayan Cenâb-ı Hakkın kudreti.
kudret-i samedaniye
kudret-i samedâniye
Kendisi hiçbir şeye muhtaç olmadığı ve herşeyin Kendisine muhtaç olduğu Allah'ın sonsuz kudreti.
kudret-i samedaniye matbahları
kudret-i samedâniye matbahları
Rızıkların İlâhî kudretle olgunlaştırıldığı mutfaklar.
kur'an-ı samedani
kur'ân-ı samedânî
Herşey Kendisine muhtaç olduğu halde, kendisi hiçbir şeye muhtaç olmayan Allah'ın Kur'ân'ı, kâinat kitabı.
lazım amed
lâzım âmed
Lâzım gelir, gerekir.
lazımamed
lâzımâmed
Lâzım gelir.
lazım-amed
lâzım-amed
Lâzım gelir, lüzum eder. Lâzım geldi.
lazım-amed çar-çiz
lâzım-âmed çâr-çiz
Dört şey lâzım geldi.
mektubat-ı samedaniye
mektubât-ı samedâniye
Allah'ın hiçbir şeye muhtaç olmadığını, her şeyin O'na muhtaç olduğunu gösteren mektuplar.
mektub-u samedani
mektub-u samedanî
Hiç bir şeye muhtaç olmayan Allah'ın eserleri. Yeryüzü. İnsanlar, ağaçlar, çiçekler, çekirdekler, dağlar, denizler gibi çok hakikatlı mâna ifâde eden Allah'ın mektupları.
mektub-u samedani
mektub-u samedânî
Allah tarafından gönderilmiş birer mektup gibi, şuur sahiplerine İlâhî san'atı anlatan eser.
mu'cize-i kudret-i samedaniye
mu'cize-i kudret-i samedâniye
Herşey Kendisine muhtaç olduğu halde Kendisi hiçbir şeye muhtaç olmayan Allah'ın kudret mu'cizesi.
muhatab-ı samedaniye
muhatab-ı samedâniye
Her şeyin Kendine muhtaç olduğu, fakat Kendisi hiçbir şeye muhtaç olmayan Allah'ın muhatabı.
mühr-ü samediyet
mühr-ü samediyet
Allah'ın hiçbir şeye muhtaç olmadığını, fakat her şeyin Kendisine muhtaç olduğunu gösteren mühür.
nur-u samedani
nur-u samedânî
Hiçbir şeye muhtaç olmayan ve her şey Kendisine muhtaç olan Allah'ın nuru.
rıza-yı samedani
rızâ-yı samedânî
Kendisi hiçbir şeye muhtaç olmayıp herşey Kendisine muhtaç olan Allah'ın rızası.
rıza-yı samedaniye
rızâ-yı samedanîye
Herşey Kendisine muhtaç olduğu halde, Kendisi hiçbir şeye muhtaç olmayan Allah'ın rızası, razı olması.
samed
samed
  1. Her şeyin kendine muhtaç olup, kendisi hiç kimseye ve hiç bir şeye muhtaç olmayan. (Allah)
  2. Pek yüksek, dâim.
  3. Refi' ve âli ve içi dolu şey.
  4. Kavmin ulusu.
samed
samed
Allahü teâlânın Esmâ-i hüsnâsından (güzel isimlerinden). Hiçbir kimseye, hiçbir şeye ihtiyâcı olmayan, bütün mahlûkâtın (yaratılmışların) kendisine muhtaç olduğu yüce Allah.
samed
samed
صَمَدْ
Hiçbir şeye muhtaç olmadığı halde, her şey kendisine muhtaç olan (Allah).
samed
samed
Kendisi hiçbir şeye muhtaç olmayan, ama herşey Ona muhtaç olan Allah.
samed
samed
Allahın, "herşey kendisine muhtaç olduğu hâlde kendisi hiçbir şeye muhtaç değil," mânâsındaki ismi.
samed
samed
Allah'ın adlarından biri, pek yüksek, daim.
samedani
samedanî
Samed olan Allah ile ilgili, ilâhî.
samedani
samedanî
Samed olan Allah (C.C.) ile alâkalı. İlahî. Allah'a mahsus.
samedani
samedânî
Hiçbir şeye muhtaç olmayıp herşeyin kendisine muhtaç olduğu Allah'a ait olan.
samedaniyet
samedanîyet
Samedanîlik.
samedaniyet
samedâniyet
Herşey Kendisine muhtaç olduğu halde, Allah'ın hiçbir şeye muhtaç olmaması.
samediyet
samediyet
Allah'ın hiçbir şeye muhtaç olmayıp herşeyin Kendisine muhtaç olması.
samediyet
samediyet
صَمَدِيَتْ
(Allahın) hiçbir şeye muhtaç olmadığı hâlde, her şeyin kendisine muhtaç olması.
samediyet
samediyet
Allah'ın (C.C.) hiç bir şeye muhtaç olmadığı gibi hazinesinden hiçbir şey eksilmemesi ve kudretine de hiç bir şey ağır gelmemesi.
samediyet
samediyet
Allahın hiçbir şeye ihtiyacı bulunmaması ve bütün varlıkların kendisine muhtaç olması hakikatı.
samediyet-i ilahiye
samediyet-i ilâhiye
Allah'ın hiçbir şeye muhtaç olmayıp herşeyin Ona muhtaç olması.
saray-ı samedani
saray-ı samedânî
Kendisi hiçbir şeye muhtaç olmayan fakat her şeyin Kendisine muhtaç olduğu Cenâb-ı Hakkın sarayı; kâinat.
seramed
serâmed
سرآمد
İleri gelen, önde gelen.
ser-amed
ser-amed
(Çoğulu: Ser-âmedan) İleri gelen, başta bulunan.
seramedan
serâmedân
سر آمدان
İleri gelenler, önde gelenler.
sıfat-ı samedaniye
sıfât-ı samedâniye
Her şey Kendisine muhtaç iken Kendisi hiçbir şeye muhtaç olmayan Allah'ın sıfatları.
sikke-i samediyet
sikke-i samediyet
Allah'ın hiç birşeye muhtaç olmadığını, fakat herşeyin Kendisine muhtaç olduğunu gösteren mühür.
sikke-i samediyet
sikke-i samediyet
سِكَّۀِ صَمَدِيَتْ
(Allahın) Hiçbir şeye muhtaç olmadığı halde, her şeyin kendisine muhtaç olması mührü.
ta'bir-i samedani
ta'bir-i samedanî
Allah'a mahsus tâbir. Kur'an'da beyan buyurulan en iyi tabir.
tabir-i samedani
tabir-i samedânî
Kendisi hiçbir şeye muhtaç olmayan, ama herşey Kendisine muhtaç olan Allah'ın yüce ifadesi, tabiri.
tecelliyat-ı samedaniye
tecelliyât-ı samedâniye
Allah'ın herşeyin Kendisine muhtaç olduğu halde, Kendisinin hiçbir şeye muhtaç olmadığını gösteren yansımaları.
tevfikat-ı samedani
tevfikat-ı samedanî
Hiçbir şeye muhtaç olmayan, ama herşey Kendisine muhtaç olan Allah'ın yardımları, muvaffakiyet bahşetmesi.
tevfikat-ı samedaniye
tevfikat-ı samedaniye
Hiçbir şeye muhtaç olmayan ve her şey Kendisine muhtaç olan Allah'ın başarılı kılması.
turra-i samediyet
turra-i samediyet
Allah'ın hiçbir şeye muhtaç olmayıp herşeyin Ona muhtaç olması mânâsındaki sıfatını gösteren özel işaret mühür.
turra-i samediyet
turra-i samediyet
طُرَّۀِ صَمَدِيَتْ
Hiçbir şeye muhtaç olmayan Allahın mührü.
vahid-i ehad-i samed
vâhid-i ehad-i samed
Bir ve tek olan, birliği bütün varlıkları kuşattığı gibi herbir varlıkta da tecellî eden, hiçbir şeye muhtaç olmayan, ama herşey Ona muhtaç olan Allah.
zat-ı ehad ve samed
zât-ı ehad ve samed
Birliği her bir varlıkta kendisini gösteren ve herşey Kendisine muhtaç olduğu hâlde Kendisi hiçbirşeye muhtaç olmayan Zât, Allah.
zat-ı ehad-i samed
zât-ı ehad-i samed
Herşey Kendisine muhtaç olduğu halde Kendisi hiçbir şeye muhtaç olmayan ve birliği herbir şeyde görünen Allah.
zat-ı ehad-i samed
zât-ı ehad-i samed
ذَاتِ اَحَدِ صَمَدْ
Her şey kendisine muhtaç olduğu halde, hiç bir şeye muhtaç olmayan, tek olan zat (Allah).
zat-ı ferd-i ehad-i samed
zât-ı ferd-i ehad-i samed
Herşey Kendisine muhtaç olduğu halde Kendisi hiçbir şeye muhtaç olmayan, bir ve benzersiz olup ortağı olmayan Zât, Allah.

KAZ DAĞLARI'NDA YATIRIMLIK MUHTEŞEM ARSA


Sözlüğümüzü sürekli geliştiriyoruz.
Yeniliklerden haberdar olmak ister misiniz?