206 bin kelime ile en kapsamlı Osmanlıca bilgi kaynağı


OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

SÖZLÜK İÇİN TIKLAYIN

Luggat Facebook Like Luggat Twitter Takip

Aşağıdaki alana
Osmanlıca veya Türkçe kelime giriniz

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip karşılığını bulmak istediğiniz "Türkçe" ya da "Osmanlıca" butonlarına tıklayın.




hazir ahval-i hazıra
ahvâl-i hâzıra
Şu andaki hâller.
asr-ı hazır
asr-ı hâzır
Şimdiki asır.
asr-ı hazır
asr-ı hâzır
Şimdiki asır, yeni zaman.
deniyet-i hazıra
deniyet-i hazıra
Şimdiki ahlâksız ve rezil medeniyet.
deniyet-i hazıra
deniyet-i hâzıra
دَنِيَتِ حَاضِرَه
Şimdiki medeniyetin alçak, rezil kısmı.
efkar-ı hazıra
efkâr-ı hâzıra
Şu anda mevcut olan düşünceler, fikirler.
fünun-u hazıra
fünun-u hâzıra
Günümüz ilimleri.
hadise-i hazıra
hadise-i hazıra
Şimdiki hadise, olay.
hali hazır
hali hazır
Şimdiki zaman.
hal-i hazır
hâl-i hâzır
Şimdiki durum, şimdiki zaman.
hal-i hazır
hâl-i hâzır
Şimdiki zaman, bu anki durum.
halihazır
halihazır
حال حاضر
Şimdiki durum.
halihazır
hâlihazır
Şimdiki zaman.
halihazır
hâlihâzır
Şimdiki durum.
halihazırda
halihazırda
Şimdi, şu anda.
hazır
hazır
  1. Huzurda olan, göz önünde olan. Amade ve müheyya olan. Gaib olmayan.
  2. Müstaid olan.
hazır
hazır
Hazer eden. Korkup çekinen.
hazır
hazır
حَاضِرْ
Şimdiki (zaman).
hazır
hazır
حاضر
  1. Huzurda.
  2. Hazır, mevcut.
hazır
hâzır
Hazırda, huzurda olan.
hazır
hâzır
  1. Her yerde hazır bulunan Allah.
  2. Meydanda, göz önünde olan.
hazır bi-l-meclis
hazır bi-l-meclis
Mecliste hazır olan adam.
hazır hamdler
hazır hamdler
Şimdiki zaman içinde yapılan hamdler, şükürler.
hazır u nazır
hazır u nazır
Her yerde hazır olup, bilen ve gören, yardım eden veya herkese lâyık cezasını veren Allah (C.C.)
hazır ve müşahid
hazır ve müşahid
Hazır bulunma ve şahid olma.
hazır ve nazır
hazır ve nazır
Bizzat bulunan ve gören.
hazır ve nazır
hazır ve nazır
حَاضِرْ و نَاظِرْ
Zaman ve mekandan münezzeh olarak her yerde var olan ve her şeyi gören, gözeten.
hazır ve nazır
hâzır ve nâzır
Bulunucu, mevcut olucu ve gören.
hazır zaman
hazır zaman
Şimdiki zaman.
hazıra
hazıra
  1. şehirli, medeni.
  2. Bir yerde mukim olmuş, bir yere yerleşmiş.
hazıra
hâzıra
  1. Şehirli.
  2. Bir yere yerleşmiş.
  3. Medeni.
hazırane
hâzırâne
Hazırcasına.
hazırane
hâzırâne
Orada gibi.
hazırbahş
hazırbahş
  1. Hazırlanmış, hazır olmuş.
  2. Hazır ol! emri.
hazırcevap
hazırcevap
Her söze derhal ve düşünmeden münasib cevap veren kimse.
hazırlöp
hazırlöp
  1. Kabuğu içinde suda pişip katılaşmış yumurta.
  2. Mc: Emek sarfetmeden elde edilen kazanç.
hazırun
hazırûn
Meydanda olanlar, gözönünde olanlar. Mevcut ve hazır olanlar.
hazırun
hâzırûn
Huzurda olanlar, yakında bulunan topluluk.
hazırun
hâzırûn
  1. Meydanda, gözönünde olanlar.
  2. Hazır olanlar.
hazırun
hâzırûn
Orada olanlar.
hazırun
hâzırûn
حاضرون
Bulunanlar, hazır olanlar.
hükumet-i hazıra
hükûmet-i hazıra
Şimdiki hükûmet.
idare-i hazıra
idare-i hâzıra
İçinde bulunulan dönemdeki yönetim.
lezzet-i hazıra
lezzet-i hazıra
Şu anki lezzet, hemen elde edilen lezzet.
mahazır
mahazır
(Tekili: Mahzar) Mahzarlar, mürâcaatlar. Umumi istidatlar.
medeniyet-i garbiye-i hazıra
medeniyet-i garbiye-i hâzıra
Şimdiki Batı medeniyeti.
medeniyet-i hazıra
medeniyet-i hâzıra
Günümüz medeniyeti.
medeniyet-i hazıra-i garbiye
medeniyet-i hâzıra-i garbiye
Şimdiki Batı medeniyeti.
medeniyet-i zalime-i hazıra
medeniyet-i zâlime-i hâzıra
Şimdiki zâlim medeniyet.
mezahim-i hazıra
mezahim-i hâzıra
Bu zamandaki belâlar, zorluklar, anarşik hadiseler. İçtimâi zorluklar.
mezahim-i hazıra
mezâhim-i hazıra
Şimdiki sıkıntılar, zahmetler.
musibet-i hazıra
musibet-i hazıra
İçinde bulunulan şimdiki belâ ve sıkıntı.
mükafat-ı hazıra
mükâfat-ı hâzıra
Mevcut olan mükâfat, şu anki mükâfat.
nesl-i hazır
nesl-i hâzır
Şimdiki nesil.
siyaset-i hazıra
siyaset-i hâzıra
Günümüz siyaseti.
şahs-ı hazır
şahs-ı hazır
O anda orada bulunan kişi.
şekl-i hazır
şekl-i hâzır
Göz önünde bulunan şekil.
tarz-ı hazır
tarz-ı hazır
Bugünkü şekil, işleyiş.
terakkiyat-ı hazıra
terakkiyat-ı hâzıra
Zamanımızdaki ilmî ve teknik ilerlemeler.
zaman-ı hazır
zaman-ı hâzır
Şimdiki zaman.
zaman-ı hazır
zaman-ı hâzır
زَمَانِ حَاضِرْ
Şimdiki zaman.
zaman-ı hazıra
zaman-ı hâzıra
Şimdiki zaman.
zemin hazır etmek
zemin hazır etmek
Yer hazırlamak, uygun ortam oluşturmak.


Sözlüğümüzü sürekli geliştiriyoruz.
Yeniliklerden haberdar olmak ister misiniz?