206 bin kelime ile en kapsamlı Osmanlıca bilgi kaynağı


OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

SÖZLÜK İÇİN TIKLAYIN

Aşağıdaki alana
Osmanlıca veya Türkçe kelime giriniz

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip karşılığını bulmak istediğiniz "Türkçe" ya da "Osmanlıca" butonlarına tıklayın.




dalalet ahzab-ı dalalet
ahzâb-ı dalâlet
Hak yoldan sapan gruplar.
asr-ı dalalet
asr-ı dalâlet
Hak yoldan sapkınlık asrı.
asr-ı dalalet ve hüsran
asr-ı dalâlet ve hüsran
Hak yoldan sapkınlık ve zarar ve ziyan asrı.
cehl u dalalet
cehl u dalâlet
Cehalet ve sapıklık.
cereyan-ı dalalet
cereyan-ı dalâlet
İnançsızlık akımı.
cereyan-ı dalalet
cereyân-ı dalâlet
جَرَيَانِ ضَلاَلَتْ
Haktan sapma akımı.
dalalet
dalalet
ضلالت
Sapkınlık.
dalalet
dalalet
  1. İman ve İslâmiyetten ayrılmak. Azmak. Hak ve hakikatten, İslâmiyet yolundan sapmak. Allah'a isyankâr olmak.
  2. Şaşkınlık.
dalalet
dalalet
Sapkınlık, islâmdan ayrılma, şaşkınlık.
dalalet
dalâlet
ضلالت
Sapkınlık.
dalalet
dalâlet
Hak yoldan sapma, sapıklık, azgınlık.
dalalet
dalâlet
Hak yoldan ayrılma, sapkınlık.
dalalet
dalâlet
ضَلَالَتْ
Haktan sapma.
dalalet
dalâlet
Sapıklık, yoldan çıkma. Peygamber efendimizin ve Eshâbının bildirdiği doğru yoldan ayrılma, sapma.
dalalet fırkaları
dalâlet fırkaları
Sapkın gruplar, doğru yoldan ayrılan topluluklar.
dalaletalud
dalaletâlûd
Sapkınlık karışık.
dalalet-alud
dalâlet-âlûd
Hak yoldan sapmış, sapkınlık bulaşmış.
dalalete seyf-i hemta
dalâlete seyf-i hemta
Sapkınlık ve inkarcılık düşüncesini yok edecek seviyede güçlü olan kılıç.
dalalet-i azime
dalâlet-i azîme
Çok büyük sapıklık, yoldan çıkma.
dalalet-i fenniye
dalâlet-i fenniye
Bilimden gelen sapıklık, dalâlet.
dalalet-i fenniye
dalâlet-i fenniye
ضَلَالَتِ فَنِّيَه
Fen yoluyla haktan sapma.
dalalet-i fikr
dalâlet-i fikr
Fikir sapkınlığı.
dalalet-i ilmiye
dalâlet-i ilmiye
Bilimden gelen sapıklık, dalâlet.
dalalet-i mutlaka
dalâlet-i mutlaka
Mutlak dalâlet, tam bir sapkınlık.
dalaletpişe
dalaletpişe
Sapıklığı tâkibeden. Sapıklığa giden. İslâmiyetten başka yol tâkib eden.
dalaletpişe
dalaletpîşe
Sapkınlık yolunu tutmuş.
dalalet-pişe
dalâlet-pîşe
Sapıklığı ve inançsızlığı meslek edinmiş.
ehl-i dalalet
ehl-i dalâlet
Doğru ve hak yoldan sapmış inançsız kimseler.
ehl-i dalalet
ehl-i dalâlet
اَهْلِ ضَلَالَتْ
Haktan sapanlar.
ehl-i dalalet
ehl-i dalâlet
Dalâlette olanlar.
ehl-i dalalet ve bid'a
ehl-i dalâlet ve bid'a
Dinin aslında olmadığı halde, sonradan çıkarılan zararlı âdet ve uygulamaları dine mal etmeye çalışan, doğru ve hak yoldan sapmış olanlar.
ehl-i dalalet ve gaflet
ehl-i dalâlet ve gaflet
Doğru ve hak yoldan sapmış ve gaflete dalmış kimseler.
ehl-i dalalet ve ilhad
ehl-i dalâlet ve ilhad
Doğru ve hak yoldan sapan, insanları da saptırmaya çalışan sapık kimseler.
ehl-i dalalet ve isyan
ehl-i dalâlet ve isyan
Hak yoldan sapan ve Allah'a isyan edenler.
ehl-i dalalet ve sefahet
ehl-i dalâlet ve sefahet
Doğru ve hak yoldan sapmış ve yasak zevk ve eğlenceye düşkün kimseler.
ehl-i dalalet ve tuğyan
ehl-i dalâlet ve tuğyân
Doğru yoldan sapmış olanlar ve azgınlıkta ileri gidenler.
ehl-i gaflet ve dalalet
ehl-i gaflet ve dalâlet
Âhirete ve Allah'ın emir ve yasaklarına karşı duyarsız ve hak yoldan sapmış kimseler.
ehl-i inkar ve dalalet
ehl-i inkâr ve dalâlet
Hak yoldan sapmış, inançsız kimseler.
ehl-i küfür ve dalalet
ehl-i küfür ve dalâlet
İnkârcılar, hak yoldan ayrılanlar.
ehl-i nifak ve dalalet
ehl-i nifak ve dalâlet
Hak yoldan sapan ve iki yüzlülük yapanlar.
ehl-i sefahet ve dalalet
ehl-i sefahet ve dalâlet
Yasak eğlence, zevklere düşkün olan, doğru ve hak yoldan sapan, sapık kimseler.
ehl-i şirk ve dalalet
ehl-i şirk ve dalâlet
اَهْلِ شِرْكْ وَ ضَلَالَتْ
Allaha ortak koşanlar ve haktan sapanlar.
ehl-i şirk ve dalalet
ehl-i şirk ve dalâlet
Allah'a ortak koşanlar ve hak yoldan sapmış inançsız kimseler.
ehlidalalet
ehlidalalet
İslâmdan sapanlar, sapkınlar.
enva-ı dalalet
envâ-ı dalâlet
Hak yoldan sapma türleri.
meslek-i dalalet
meslek-i dalâlet
Dalâlet yolu, sapıklık mesleği.
mevc-i tufan-ı dalalet
mevc-i tûfân-ı dalâlet
Hak yoldan sapkınlık, inançsızlık tufanının dalgası.
nazar-ı dalalet
nazar-ı dalâlet
Hak yoldan sapmış, inançsızlık bakışı.
nazar-ı dalalet
nazar-ı dalâlet
نَظَرِ ضَلَالَتْ
Haktan sapma bakışı.
nazar-ı gaflet ve dalalet
nazar-ı gaflet ve dalâlet
İman hakikatlerine karşı duyarsız davranan ve hak yoldan sapanların bakışı.
perde-i dalalet
perde-i dalâlet
İnançsızlık perdesi.
sebeb-i dalalet
sebeb-i dalâlet
Doğru yoldan sapıtma sebebi.
seyl-i dalalet
seyl-i dalâlet
Gürültü ve şiddetle akan inançsızlık, sapkınlık seli.
şahs-ı manevi-i dalalet
şahs-ı mânevî-i dalâlet
İnkârcılığı yaymaya çalışan kişilerden oluşan manevî kişilik.
tabiat dalaleti
tabiat dalâleti
Materyalist düşünce; tabiat için, "insan faaliyetlerinin dışında kendi kendini sürekli olarak yeniden yaratan ve değiştiren güç" düşüncesi.
tarik-i dalalet
tarik-i dalâlet
Sapıklık yolu.
tasavvur-u dalalet
tasavvur-u dalâlet
İnançsızlığı zihinde şekillendirme.
tefekkür-ü dalalet
tefekkür-ü dalâlet
İnançsızlığı düşünme.
vaziyet-i dalaletkarane
vaziyet-i dalâletkârâne
Hak yoldan sapma hâli durumu.


Sözlüğümüzü sürekli geliştiriyoruz.
Yeniliklerden haberdar olmak ister misiniz?