206 bin kelime ile en kapsamlı Osmanlıca bilgi kaynağı


OSMANLICA TÜRKÇE SÖZLÜK

{ lügât . lügat . لغت }

Arapça ve Farsça yazımları, Osmanlıca okunuşları
ve detaylı açıklamaları ile birlikte.

SÖZLÜK İÇİN TIKLAYIN

Aşağıdaki alana
Osmanlıca veya Türkçe kelime giriniz

Arama yapmak istediğiniz kelimeyi girip karşılığını bulmak istediğiniz "Türkçe" ya da "Osmanlıca" butonlarına tıklayın.




vaid avaid
avaid
  1. (Tekili: Âide) İratlar, gelirler. Aidat.
  2. Tahsisât.
avaid
avâid
عوائد
Gelirler.
fevaid
fevâid
فوائد
Yararlar, faydalar, kazançlar.
fevaid
fevâid
Faydalar.
fevaid
fevâid
Faydalar, menfaatler, kârlar, kazançlar.
fevaid
fevâid
Faydalar, yararlar.
fevaid
fevâid
(Tekili: Fayda) Faydalar. Faydalı şeyler.
fevaid-i dünyeviye
fevâid-i dünyeviye
Dünyanın faydaları, menfaatleri.
fevaid-i medeniyet
fevaid-i medeniyet
Medeniyetin faydaları, yararları.
fevaid-i me'mule
fevâid-i me'mule
Umulan faydalar.
fevaid-i tenvir
fevâid-i tenvir
Aydınlatmanın, nurlandırmanın faydaları.
fevaid-i uhreviye
fevâid-i uhreviye
Âhirete ait faydalar, sevaplar.
hulf-ül vaid
hulf-ül vaîd
Va'dedilmiş azabı yapmamak, cezâyı yerine getirmemek. (Cenâb-ı Hak kendine isyan edenlerin, günahta devam edenlerin cehenneme gideceklerini beyan ediyor, tehdid ediyor, vaid ile beyanda bulunuyor. Affetmediği takdirde bu vaidinden dönmesi, aslâ adâletine yakışmaz, muhâldir.)
hulfü'l-vaid
hulfü'l-vaîd
Söz verdiği halde azap ve cezayı yerine getirmeme.
kavaid
kavaid
(Tekili: Kaide) Kaideler. Hareket porgaramları. Dil öğreten bir kitaptaki kaideler. Arab lisanındaki kaidelerin dercedildiği gramer kitabı.
kavaid
kavaid
قواعد
Kaideler.
kavaid
kavâid
Kaideler, usüller, kurallar.
kavaid
kavâid
Kurallar, prensipler.
kavaid
kavâid
قواعد
Kurallar, kâideler.
kavaid
kavâid
Kurallar.
kavaid-i ehl-i sünnet
kavâid-i ehl-i sünnet
Hz. Muhammed'in sünnetine uyan, onun yolundan giden büyük Müslüman topluluğu tarafından belirlenen kurallar.
kavaid-i esasiye
kavaid-i esasiye
Temel kurallar, prensipler.
kavaid-i esasiye
kavaid-i esasiye
Esası teşkil eden temel kaideler.
kavaid-i imaniye
kavâid-i imanîye
İmanın kaideleri, rükûn ve şartları.
kavaid-i külliye
kavâid-i külliye
Bütün fertleri içine alan kapsamlı, genel kurallar, prensipler.
kavaid-i külliye-i muntazama
kavaid-i külliye-i muntazama
Her yerde geçerli olan küllî ve muntazam kaideler.
kavaid-i külliyye
kavâid-i külliyye
Genel kaideler, kurallar.
kavaid-i mukarrere
kavâid-i mukarrere
Yerleşmiş kaideler, kurallar.
kavaid-i şeriat-ı garra
kavaid-i şeriat-ı garrâ
Parlak ve nurlu olan İslam şeriatının kuralları.
kavaid-i usuliye
kavâid-i usuliye
Metod kuralları; ilmî disiplinlerle bağlantılı metod kuralları.
mevaid
mevaid
(Tekili: Mev'ud ve Miad) Söz verilmiş vakitler. Vaad edilen muayyen, belli zamanlar.
mevaid
mevaid
(Tekili: Mâide) Sofralar, mâideler.
mevaid
mevaîd
Verilen sözler, vaadler.
mevaid
mevâid
Sofralar.
mevaid-i kazibe
mevaid-i kâzibe
Yerine getirilmeyen va'dlar. Yapılmayan va'dlar.
mütevaid
mütevaid
Birbirine söz veren. Sözleşen.
mütevaidin
mütevaidîn
(Tekili: Mütevâid) Sözleşenler, vaidleşenler, birbirlerine söz verenler.
revaid
revaid
Göçebe topluluk.
sevaid
sevaid
(Tekili: Sâid) Dirsekten bileğe kadar olan kısımlar.
sünnet-i zevaid
sünnet-i zevâid
Peygamber efendimizin, ibâdet olarak değil de, âdet olarak devâmlı yaptığı işler. Bunlara edeb de denir.
tekbir-i zevaid
tekbîr-i zevâid
Bayram namazlarında birinci rek'atte Sübhâneke'den sonra üç, ikinci rek'atte zamm-ı sûreyi okuyup rükûa gitmeden önce de üç kerre olmak üzere alınan altı vâcib tekbir. Zevâid tekbiri.
vaad ve vaid-i ilahi
vaad ve vaîd-i ilâhî
Cenab-ı Allah'ın mükafat için söz vermesi ve azapla korkutması.
vaid
vaîd
  1. İyiliğe sevk veya kötülükten kurtarmak için ileride olacak kat'i hâdiseleri haber vererek korkutmak.
  2. Cehennemi haber vermek.
vaid
vaîd
  1. Korkutma, tehdit etme.
  2. Allah'ın azap ve cezayla korkutması
  3. felâket, cehennem.
vaid
vaîd
Cezalandıracağını söyleme.
vaid
vaîd
İyiliğe sevk veya kötülükten kurtarmak için ileride olacak kesin hadiseleri haber vererek korkutmak, cehennemi haber vermek.
zevaid
zevaid
(Tekili: Zâide) Fazlalıklar, fazla şeyler. Faydasız şeyler.
zevaid
zevâid
Fazlalıklar.
zevaid
zevâid
Fazla, ziyâde olan şeyler.
zevaid
zevâid
Fazlalıklar.
zevaid sünnet
zevâid sünnet
  1. Farzla birlikte kılınması bildirilmeyen nâfile namazlar.
  2. Peygamber efendimizin ibâdet olarak değil de, âdet olarak, devâmlı yaptığı şeyler.
zevaid tekbirleri
zevâid tekbirleri
İkişer rek'at olan Ramazân ve Kurban bayramı namazlarının her rek'atinde alınan üçer tekbir.

KAZ DAĞLARI'NDA YATIRIMLIK MUHTEŞEM ARSA


Sözlüğümüzü sürekli geliştiriyoruz.
Yeniliklerden haberdar olmak ister misiniz?